14.04.2024 - EHLİ SÜNNET MEDYA
Ehli Sünnet Medya

Genç Hoca Aşı Gerçeği

Tüm dünyayı bekleyen aşı tehlikesi…. Youtube’dan kaldırılan videom.

👉GENÇ HOCA YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN

Youtube “insanları yanıltıyor” gerekçesiyle videomu kaldırdı. Ne kadar hassas çalışıyorlar değil mi?

İçeriğinin madde madde sıralanamadığı, üreten firmanın bile güvenmediği, firmanın ve devletin sorumluluk kabul etmediği aşı hakkında tereddüt ve endişelerimizi dile getirince hemen devreye giriyorlar.

Neden?

İnsanlığı düşündükleri için mi?

Bu hainler insanlığın zararına olan hangi şeyi engelliyorlar ki? Gençleri ahlaksızlığa, cinsiyetsizliğe, fuhşiyyata yönelten zaten kendileri değil mi? O halde bunlar bizim iyiliğimizi düşünüyor olabilir mi? Kendi çıkarlarını düşündüklerinin farkına varmayacak mıyız?

İTİRAZLARA KISA CEVAPLAR

Kaldırılan videonun yorum kısmında bazı kardeşlerimizin itirazlarını cevaplandırmak isterim.

ŞU MUBAREK DE AŞI YAPTIRDI!

“Ama şu Allah dostu mubarek zat da aşı yaptırmış” diyen kardeşlerime bir sorum var: Allahu Teala bir kimseye faydayı veya zararı bildirmezse o kişi bunu bilebilir mi? Allah (c.c) bildirmezse bilemez. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) bile yediği zehirli et haber verilene kadar haberi olmuyorsa ve bu zehrin tesirini daha sonraları hissediyorsa, aşının bir ilaç olarak o mubareklere sunulduğunu hesaba katarsak aşı olmaları normaldir. Aşının içeriği ve tahribatı anlatılsa onların da aşı olacaklarını zannetmiyorum. Hz. Ömer kilometrelerce ötedeki komutanına sesleniyor “dağa çekil” diye. Ve o komutan da duyuyor ve savaş kazanıyor. Ama arka safta duran ve kendisini şehit edecek kişiden haberi yok. Çünkü Allahu Teala dilerse bir zararı/faydayı kuluna haber verir, dilemezse vermez. Haber vermezse o kul bunu hiçbir şekilde bilemez. Siz o mubareklere anlattınız da “yine aşıyı vurun bana” mı dediler?

FALANCA HOCA OLUN DİYOR!

Falanca hoca ben veya eşim/çocuklarım aşıdan zarar görürse bedelini ödeyecek mi? Aşı firması/devlet bile sorumluluk üstlenmiyor falanca hoca üstlenecek mi?

Mesela bu emekli Sivas müftüsü hocamız kimseden hesap soramıyor, çünkü imza verdi:

Bu konuda o kadar çok şikayet var ki. Sağlam ihtiyarlarımız, gencecik delikanlılar aşıdan sonra hastalanmaya başladı. Aşıdan sonra ölen çok insan var. Bunların hesabını o falanca hocalarımız verecek mi?

SİZ DE AŞI OLMAYANLARIN VEBALİNİ ÜSTLENECEK MİSİNİZ?

Ben kimseyi yönlendirmiyorum, kendi düşüncelerimi paylaşıyorum. uyanık olalım diyorum.

Yönlendirsem bile bundan pişman olmazdım. Neden mi?

İnsanlar medya baskısıyla o kadar çok korkutuluyor ki aşı olmazsa öleceğini düşünüyor. Videoda da belirttim her an mutasyona uğrayan bir virüse, tek bir çeşit için geliştirilen aşının hiçbir koruyuculuğu yok. Bunu uzmanlar da söylüyor. Aşının kesin koruyuculuğunun olmadığını üretenler de kabul ediyor. Aşı olmamak kimseyi öldürmez.

DEVLET KÖTÜLÜĞÜMÜZÜ İSTEMEZ

Bazı kimseler sırf hükumet zarar görür endişesiyle aşı karşıtlarıyla mücadele ediyor, aşıyı savunuyor. Bunu yapmayın kardeşlerim. Devlet yöneticileri ileride (yaşanan bazı örneklerde olduğu gibi) özür diler, “yanlış yaptık” der siz pişman olursunuz.

En önemlisi

Dinim ve sağlığım konusunda benim ölçüm politikacılar olmamalı.

Politikacılara uluslararası baskı var. Yaptırım tehditleri var. Arka planda neler dönüyor bilemiyoruz. Devlet yönetmek ev yönetmeye benzemez. Bazen halkın için en az zararı seçersin. Bel ki de aşı, diğer tehditlerin yanında daha az zararlı olduğu için onu teşvik ediyorlar. Bilemiyorum. Hükumet belki kötülüğümüzü istemez ama ister istemez kötülüğümüze sebep olabilir. Bazen de iki kötü arasından az kötüsünü seçebilirler.

Dediğim gibi benim ölçüm politikacılar değil. Ben onlara da yüklenmek istemiyorum lakin halkın feryadına kulak tıkamamalılar. Aşının zorlanmasını, aşı olmayana baskı kurulmasını halk istemiyor. Bırakın insanları kendi tercihleriyle dileyen yaptırsın.

Yaptırmayan yaptırana geçirir, yaptıran yaptırana geçirmez diye bir kaide yok zaten. O halde yaptırmayanların dışlanarak bunun bir baskı aracı haline getirilmesinin önüne geçilmesi gerekir.

DOKTORLARI KÖTÜLEME

Videoda anlaşma yapan doktorlardan bahsediyorum. Kimisi “aşı konusunda doktorun anlaşma yapma yetkisi yok” diyor. Ben orada aşıdan bahsetmiyorum, ilaç konusunda ilaç firmalarıyla anlaşma yapan doktorlardan bahsediyorum.

İlaç firmaları doktorlara kendi ilaçlarını yazmaları karşılığında hediyeler veriyor. Ben bu diyaloğa bir doktorun odasında sıramı beklerken şahit oldum. Hep duyduğum şeyi bir hastanede müşahede etmeseydim burada bahsetmezdim ama gelen adamı gözümle gördüm kısa kısa konuşmaları kulaklarımla duydum.

Bunu zaten çoğu kimse biliyor ama birileri kabul etmek istemiyor.

ZATEN İLAÇ KULLANIYORUZ, İLAÇ DA ZARARLI

Böyle de bir itiraz var. Bunu söyleyen kişilerin beni anlamasını beklemiyorum. İlaçları yazsak yazsak, video çeksek çeksek bitiremeyiz. Biz olabildiğince ilaç da kullanmıyoruz. Hemen hastalığı nasıl doğal yollarla yenebileceğimizi araştırıyoruz. Zaten bütün hastalıkların çaresini Rabbimiz doğaya yerleştirmiş. Ama baktık ki doğal yolla ulaşamıyoruz illa ki ilaç kullanılacaksa ilacın daha az zararı olan muadillerine bakıyoruz. Bu şekilde olabildiğince kaçıyoruz. Çünkü ilaçlar iyileştiren değil geçiştiren faktörlerdir. İçerdiği kimyasallar vücudun tabiatına aykırı olup dengesini bozmakta, bir yeri iyi ediyorsa başka bir yeri tahrip etmektedir.

AŞI ÜRETİMİNDE ÇALIŞTIN MI? LABORATUVARDA BULUNDUN MU?

En saçma itirazlardan birisi de bu. Ben marketten aldığım bir gıdanın içindekilere bakıyorum, tanımadığım bir madde varsa araştırıp o maddenin ne olduğunu öğrenmeye çalışıyorum. Zararlı olduğunu anlarsam ürünü almıyorum/almamaya gayret ediyorum. Benim bunun sonucunda bir karara varmam için o ürünü üretmem gerekmiyor ki. Aşı hakkında da ortaya koyulan gerçekler var. Ben uzmanlardan edindiğim bu bilgiler ışığında bir kanaate varıyorsam bir laboratuvarda çalışmış olmam gerekmiyor.

Peki… Aşıyı savunanlar bir laboratuvarda çalıştılar da mı, üretilen yerde bulundular da mı, bunları da geçtim içinde ne var biliyorlar da mı aşıyı savunuyorlar ve teşvik ediyorlar?

Aşının içeriğinde madde madde ne olduğunu bile bilmiyorlar. Kimse bilmiyor çünkü patent/telif/tescil ayağına saklıyorlar.

KOSKOCA TIP DÜNYASI!

Kimisi de “koskoca tıp dünyası yanlış yapmaz, hekimler yanlış mı düşünüyor” diyor. Videoda bahsettiğim üzere tıp dünyaaı bu konuda hemfikir değil. Aykırı düşünen çok doktor var. Konumunu kaybetmekten korktuğu için bir çoğu açıktan ses çıkartamıyor.

Ve şunu iyi anlayalım: tıp dünyasının bazı ezber gerçekleri vardır. Bu gerçeklere uyan şey hakikat diğerleri ise hurafedir tıp dünyasına göre.

Ihlamura, nane limona, soğan kürüne kocakarı ilacı, kocakarı otu diyerek alay eden kabul etmeyen bir tıp dünyasından bahsediyoruz.

Onlarca yıkıcı yan etkisi olan ilaçları da faydalı diye yutturan, öve öve bitiremeyen tıp dünyasından bahsediyoruz. Bu tıp dünyasının bir şey üzerinde birleşmesi benim için bir şey ifade etmiyor. Müslüman bir doktor da olsa aynı kafada ilerleyebilir. O yüzden insanın doğasına, tabiatına en uygun olan doğal tedaviyi reddeden öteleyen bir tıp anlayışını nasıl ölçü olarak kabul edebilirz ki?

Dolayısıyla bu itirazlar benim açımdan değersizdir. Ben Allah için kanaatimi paylaştım. İsteyen kabul eder isteyen etmez. Kimse beni ikna etmeye çalışmasın. Okunan ayetlerden rahatsız olan varsa da sayfalarımızdan uzak dursun.

GENÇ HOCA
ehlisunnetmedya.com

BU SAYFAYI PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAPABİLİRSİNİZ