Ehli Sünnet Medya

TRT Şeyh Vefa dizisinde haremlik selamlık skandalı

Ramazan aylarında TRT’de ekrana gelen Vefa Sultan dizisinde şeriat ve tarikata dair hassas konular ele alındığı ve ilahi aşk temalı bir atmosfere sokulmak istendiği görülüyor. Dizide sık sık şeriata uymak, Kur’an ve sünnet çerçevesinde hareket etmek vurgulanıyor. Bu söylemler takdire şayan olumlu şeyler.

Lakin şeriat, Kur’an ve sünnet ölçüsüne uyulması vurgusu yapılan dizide haremlik selamlık ve kadın erkek diyaloglarında İslam ölçüsüne uyulmadığı görülüyor.

Bu da izleyiciye: “şeriat yani İslam böyle istiyor” gibi bir mesaj veriyor.

HAREMLİK SELAMLIK YOK, KADIN ERKEK İÇ İÇE

Dizide dervişlerin bile gözlerini haramdan sakınmadığı, kadınlarla sokak ortasında bile muhabbet edebildiği, ilan-ı aşk yapabildiği, rahatça sohbet edebildiği gözleniyor.

Verilen bir sahnede ise Şeyh Vefa karakteri, eşi ile birlikte misafir ettikleri bir derviş ve eşiyle aynı odada oturup muhabbet ediyorlar. Bu sırada içeri gelen başka bir derviş çok rahat bir şekilde içeri girebiliyor. Ve kadınlar bundan da sakınmıyor.

Halbuki İslam, kadınların böyle bir ortamda olmasını men eder.

Ümmü Seleme (r.a.) anlatıyor: “Ben ve Meymûne, Resûlullah’ın (s.a.v.) yanında bulunuyorduk. O sırada âmâ (görme engelli) olan İbn Ümmü Mektûm çıkageldi. Resûlullah (s.a.v.) bize: — ‘Ondan gizlenin (örtünün/içeri geçin)’ buyurdu. Biz: — ‘Ey Allah’ın Resulü! O âmâ değil mi? Bizi görmez ve tanımaz’ dedik. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v.): — ‘Siz de mi âmâsınız? Siz onu görmüyor musunuz?’ buyurdu.” (Kaynak: Ebû Dâvûd, Libâs 34; Tirmizî, Edeb 29)

İslam fıkhında, aralarında evlilik engeli bulunmayan kadın ve erkeklerin bir arada bulunması (ihtilat), bakışları kontrol altına alma (gadd-ı basar) ve kapalı mekanlarda yabancılarla baş başa kalmama (halvet) konularında tavizsiz kaideler konulmuştur.

Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’de mümin erkek ve kadınların gözlerini haramdan sakınmalarını doğrudan emreder:

“Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu, onlar için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır. Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar…” (en-Nûr, 24/30-31)

Yine Ahzâb Sûresi’nde, ümmetin en faziletli nesli olan Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) muhterem zevcelerine dahi hitap edilirken şu ölçü vazedilmiştir:

“Onlardan bir şey istediğiniz zaman perde arkasından (hicab) isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır.” (el-Ahzâb, 33/53)

Fahreddin er-Râzî, İbn Kesîr ve Kurtubî gibi müfessirler, bu ayetin lafzı hususi olsa da getirdiği takva ve edep ilkesinin kıyamete kadar bütün mümin hanımları ve erkekleri kapsadığında ittifak etmişlerdir.

Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) ise yabancı kadın ve erkeklerin serbestçe bir arada bulunmasını ve mahremiyet sınırlarının gevşetilmesini şu kesin ikazlarla men etmiştir:

“Kadınların bulunduğu yerlere girmekten sakının!”

Ensardan bir zâtın: “Yâ Resûlallah! Kocanın erkek akrabası (kayınbirader vs.) hakkında ne buyurursunuz?” demesi üzerine Efendimiz (s.a.v.):

“O akraba (kayınbirader gibi yakınlar) ölümdür (yani fitneye sürükleme açısından ölüm gibidir)!” buyurmuştur. (Buhârî, Nikâh 111; Müslim, Selâm 20)

Osmanlı Devleti’nde toplumsal düzen; fıkhın zahiri hükümleri ile tasavvufun derunî edebinin harmanlanmasıyla şekillenmiştir. Bu kültürün en katı ve titizlikle riayet edilen kurallarından biri “haremlik ve selamlık” ayrımıdır.

  • Fiziki Mekânın Şahitliği: 15. yüzyıl Fatih ve II. Bâyezid devri mimarisine bakıldığında; konaklardan mütevazı evlere, dergâhlardan külliyelere kadar her yapı çift kapılı, çift girişli ve kesin hatlarla ayrılmış harem-selamlık mimarisine sahiptir. Şeyh Vefâ Külliyesi’nin bizzat kendisi dahi bu mahremiyet mimarisinin bir abidesidir.
  • Şeyh Vefâ’nın Şahsiyeti: Taşköprizâde’nin Şekâ’ik-ı Nu’mâniyye’sinde, Âşıkpaşazâde ve Hoca Sâdeddin Efendi tarihlerinde Şeyh Vefâ; takvası, zühdü, şer’î sınırlara azami bağlılığı ve vakarıyla anlatılır. Sultan Fatih’in bile kapısına kadar gelip dergâha destursuz veya müridin/harem sınırını aşarak giremediği menkıbelerle sabittir. Dünyevi makam sahiplerini dahi şeriat ve tarikat adabı gereği mesafe ile karşılayan bir şeyhin, kendi zevcesini yabancı bir erkek ve kadınla gayrilayık bir şekilde aynı sofrada veya sedirde oturtması tarihi bir iftiradır.

Modernist Şablonları Tarihe Giydirme Kolaycılığı

Dizide sergilenen bu tablo, sehven yapılmış bir rejisör hatası değil; çağdaş senaryo yazarlarının tarihi “bugünün seküler, bireyci ve gevşek salon ilişkileriyle” meşrulaştırma çabasının bir tezahürüdür.

Seyirciyi Memnun Etme basitliği: Senaryo ekipleri, dramatik çatışmayı veya sıcak ev içi diyalogları aktarabilmek adına İslam toplumunun omurgası olan mahremiyet ölçülerini çiğnemekte beis görmemektedir.

Karakter İntiharı: Senaristler, Şeyh Vefâ gibi bir velîyi anlatırken onu İslam dairesinin dışındaki bir “modern derviş” kalıbına sokmaktadır. Bir mürşid-i kâmilin en belirgin vasfı sünnet-i seniyyeye harfiyen ittiba etmesidir; sünneti ve takvayı tahrif eden bir kurgu, o şahsiyeti anlatmaz, karikatürize eder.

Genç Zihinlerin İfsadı: TRT gibi kamu yayıncılığı yapan ve milletin değerlerine tercüman olması beklenen bir kurumun yapımlarında bu tür sahnelerin yer alması, genç nesillere “Demek ki eskiden de bu işler böyleymiş, haremlik-selamlık sonradan uydurulmuş” şeklinde bâtıl bir algı aşılamaktadır.

Tarihî şahsiyetler, reyting kaygısıyla istedikleri gibi eğip bükebilecekleri figüranlar değildir. Şeyh Vefâ’yı anlatan bir yapım; evvela onun titizlendiği edebi, riayet ettiği haram-helal hudutlarını ve temsil ettiği İslam ahlakını kuşanmak mecburiyetindedir.

Ekranda sunulan bu karma ve serbest meclis manzarası; hem Kur’an ve Sünnet’in açık hükümlerine ters düşmekte, hem de Osmanlı medeniyetinin ve Şeyh Vefâ hazretlerinin manevi mirasına hürmetsizlik teşkil etmektedir. Yapımcıların ve senaristlerin, tarihî hakikatleri modern zevklere feda etmekten vazgeçip, ele aldıkları mukaddes emanetin ağırlığına uygun bir edep seviyesine dönmeleri elzemdir.

ehlisunnetmedya.com

GENÇ HOCA

BU SAYFAYI PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAPABİLİRSİNİZ