21.05.2024 - EHLİ SÜNNET MEDYA
Ehli Sünnet Medya

Tağut dosyası-2 Türkiye’de Selefilik ve Tağut Kurgusu

Arkadaşlar öncelikle şunu vurgulayalım. Benim bu videodaki amacım iğnelemek, sataşmak, kudurtmak değil. Hakkı arayan kardeşlerimize bir nebze olsun yardımcı olmak. Çünkü bazı insanlar ortaya çıkmış ve sizi özellikle gençleri bir şeye çağırıyorlar, kendilerinden başkasının mümin olmadığına, müşrik kafir olduğuna inandırmaya çalışıyorlar. Peki, sorgusuz sualsiz bunlara teslim mi olacaksınız? Yoksa Allah’ın verdiği akıl nimetiyle biraz sorgulayacak mısınız? Ya Sizi çağırdıkları şey aslında tehlikenin ta kendisiyse, amelleriniz boşa gidecekse ve hatta başkalarını tekfir ettiğiniz, şirkle suçladığınız için vebal altında kalacaksanız? Bu bilgiler belki size yol gösterici olabilir. Ve ben sizi kendime, bir cemaate, bir tarikata davet etmiyorum. YANİ ŞÖYLE DEMEYİN: onu bırakıp da size mi tabi olacağız? Benim böyle bir gayem yok. Ehli sünnet alimlere tabi olun. Geçmişteki ve günümüzdeki ehli sünnet alimlere tabi olun yolunuzu kaybetmezsiniz.

Tağut videosunda bir Tağut kurgusundan bahsetmiştim. Vehhabi kaynaklı bir Tağut kurgusu. Tağut geçen Ayetleri ideolojiye göre yorumlayan, Resulüllah, sahabe, seleften ve müçtehitlerden –kendi anladıkları manada- kaynak bulamayan sadece ibn-i Kayyım gibi birkaç kişinin tariflerinden ilham alan ve bunun üzerine inşa edilen, Tevhid örtüsü altına gizlenen, tekfir eksenli bir kurgu. Ve bu kurgunun içine girmek İngiliz’e bilerek veya bilmeyerek, aktif veya pasif olarak asker olmak demektir. Şimdi bunu ispat edeceğim inşallah…

Tüm dünyadan örnek verirken Türkiye’yi son bölüme ayırdım ki halimiz daha iyi anlaşılsın

Öncelikle arkadaşlar Suudi Prens Selman: Vehhabiliği Amerika’nın isteği ile yaymaya çalıştıklarını itiraf etmişti. Amerika boşuna böyle bir şey ister mi? Bu itiraf şu anlama geliyor: AMERİKA’NIN isteği ile yapılan dini/itikadi bir hamle, bu din anlayışının onların amacına hizmet edeceğini gösteriyor. Peki nasıl?

Vehhabilik elbette kendisini hiçbir yerde vehhabilik olarak göstermez. Biz onları fikirlerinden hal ve hareketlerinden tanırız, anlarız. Vehhabilik yayıldığı yere göre suret ve şekil değiştirmektedir. Çünkü her yerde aynı etkiyi göstermesi beklenemez, kullanılma amacı farklıdır. Bunun neticesinde vehhabilik dünya genelinde bir maske olarak kullandığı selefilik, selefizm olarak ortaya çıkar. Neden maske diyoruz? Çünkü selef dediğimiz tabaka Allah’ın müteşabih ayetlerini kesinlikle yorumlamazken, Allaha mekan organ isnat etmezken bunlar müteşabih ayetleri yorumluyor, Allah’ın yukarda olduğunu, arş üstüne oturduğunu, eli yüzü kulağı gibi organları olduğunu iddia ediyolar. Dolayısıyla da o selef tabakasıyla alakalarının olmadığını biliyoruz. Ve bunu artık kendileri de kabul ediyorlar. Selefilik onları işaret eden isim gibi bir şey olmuş.

O halde kısaca Vehhabiliğin Amerika tarafından yayılmasının istendiğini ve selefilik maskesini kullandığını anlamış oluyoruz.

İşte bu selefilik bir amaca hizmet edecek ya! bulunduğu yere göre farklılıklar gösteriyor. Şunu da söylemek lazım: artık bunların tek çeşidinden bahsetmek zor, onlarca parçaya bölünmüş ve birbirilerini de tekfir eder hale gelmişler ama biz ana damarlardan bahsedeceğiz. Evet, Amerika tarafından yayılan selefilik bulunduğu yere göre farklılık gösteriyor.

Mesela Avrupa’da selefilik: Mezhepsizlik olarak ortaya çıkıyor. Avrupa’daki selefiler Avrupa’nın kanunlarıyla gayet uyumlu bi şekilde yaşıyo. Avrupa’da Tağutla mücadele adı altında bir ülkenin yönetimiyle mücadele edildiğini duydunuz mu? Duyamazsınız. Tam aksine Avrupa’daki adam Türkiye’deki Tağutu yıkacağız diye bağırıyor. Bu ne lahana turşusu? Avrupa’da bir sorun olunca mahkemeye giderler, bunu bir problem olarak görmezler. Bakın burası çok ilginç işte, hani dedik ya bir amaç için kullanılacaklar: Ne zaman bir Avrupa devleti İslam ve Müslümanlar aleyhine bir karar almak istese bunlar bahane olurlar. Durduk yere gider bomba patlatır veya terör eylemi gerçekleştirir. Bu bahaneyle o Avrupa ülkesi Müslümanlar üzerindeki baskıyı artırır, camilerini derneklerini kapatır ve yasaklamalar getirir. İşte en son örneğini Fransa’da gördük. Bu selefileri bahane ederek bir çok camiyi kapattılar, derneklere baskı kurmaya başladılar ve Fransa İslamı projesini hayata geçirdiler. Buna göre Türkiye’den veya başka bir ülkeden imam almayacaklar. Kendi yetiştirdikleri imamları atayacaklar. Kim sebep oldu? Amerika’nın isteği ile yayılan selefilik… Avrupa’da bu şekildeler… –Peki Müslümanların çoğunlukta yaşadığı İslam ülkelerinde nasıl?

MISIR’DA SELEFİLİK ÖRNEĞİ

Arap ülkelerinin halini görüyorsunuz zaten çoğu Amerika’nın köpeği olmuş durumda. Çoğu da ya vehhabi ya da ılımlı selefi. Yönetimde kim olursa olsun fark etmiyor. Ama Bakın Mısır çok enteresan bir örnek, Türkiye benzeri bir durum var: Orada Müslüman kardeşler var (daha ılımlı selefiler) ve İskenderiye Selefiliği adlı selefiler var. Selefilik Hüsnü mübarek zamanında demokratik sistemi küfür olarak görüyor ve devletten uzak duruyorlar. Müslümanlara yapılan zulümler var, Seyid Kutub’un da idam dilmesi tuz biber ekiyor. Devlet içine girmekten, görev almaktan uzak duruyorlar.. Müslümanlar uzak durunca kim dolduracak buralar? Siyonistler devletin her kademsine adam yerleştirmiş. Özellikle askeriyeyi ele almışlar. Müslüman kardeşler teşkilatı yanlışının farkına varıyor, yönetimden uzak durmanın siyonizme hizmet olduğunu anlıyor ve ancak bir devrimle devireceklerine inandıkları Mübareğe karşı harekete geçiyor. Ve Allah’ın izniyle de yönetimi ele alıyorlar.

ŞİMDİ ASIL BOMBA GELİYO: O zaman kadar demokratik sistemi küfür olarak gören ve Müslüman kardeşlerin devrim hareketine destek vermeyen, İskenderiye Selefileri diğer adıyla “Selefi Davet” hemen apar topar bir parti kuruyor, Selefi Nur partisi… Ve meclise giriyor… Ne kadar ilginç değil mi, dönüşüm hızına bak… Küfür olarak gördükleri sisteme balıklama dalıyorlar. DEDİK YA, Bİ AMAÇ İÇİN KULALNILACAKLAR… Ne yapıyorlar biliyor musunuz? “Kur’an anayasamızdır” diyen Muhammed Mursi’yi desteklemiyorlar, karşısında duruyorlar ve onları silahlı güçle kanlı bir şekilde etkisiz hale getirip yönetime Siyonistler adına el koyan, Avrupa’nın da desteklediği Sisi’yi destekliyorlar, her seçimde onu seçeceklerini ilan ediyorlar… OYUNU GÖRÜYO MUSUNUZ? Selefilik ne için kullanıldı? Müslümanların yönetimden uzaklaştırılması için… Adamlar küfür olarak gördükleri sisteme hemen parti kurarak giriyor ve Müslümanları destekleyeceklerine zalim Sisi’yi destekliyor… Bunun bir kurgu olmadığını bana kimse söyleyemez… Kime  hizmet etmiş oldular? İsrail’e Amerika’ya ve Avrupa’ya.. Çünkü Mısır İsrail için stratejik bir bölge.

ÇEÇENİSTAN ÖRNEĞİ

İşte böyle selefilik bir çok yerde farklı şekillerde kullanılır ki daha önce anlatmıştım Çeçenistan cihadının bitmesinde bunlar çok büyük etken oldular. Orada tasavvuf ehli çok başarılı bir şekilde cihad ediyordu. Giden vehhabi Arap savaşçılar Kafiri bırakıp Şu şirk, bu küfür diye Müslümanlarla uğraşmaya başladılar. Müslümanalar arasında bölünmelere yol açtılar. Ve çok büyük darbe alan direniş siyasi hamlelerle de bitirildi. (Kadirov işin siyasi ve son hamlesiydi. Mücahidleri bölen parçalayan ve cihadı bitirenler vehhabiler oldu)

GAZZE

Aynı şeyi Gazze de yaşamaya başlayınca Hamas bunun çabuk farkına vardı ve Gazze’ye yabancı Arap savaşçı sokmama kararı aldılar. Hatta bakın İsrail her Ramazan Gazze’ye saldırmak için bahane arardı, oradaki selefi gurup uyduruk birkaç füze fırlatıp İsrail’in eline bu kozu verirdi ve İsrail tüm Ramazan Gazze’ye saldırarak oluk oluk kan akItır, Ramazan ayını hepimize zehir ederdi.

IŞİD ÖRNEĞİ

Son olarak bu selefiliği Ortadoğuda kullandılar. Amerika Suriye’nin kuzeyinde bir kürt devleti kurmak için YPG’yi orada güçlendirmek bir ordu haline getirmek istiyordu. Suriye bu yüzden karıştı, iç savaş çıktı. Bir de baktık ki ırak şam islam devleti diye bir şey ortaya çıkmış. Öncelikle bunun bir sunni oluşum olduğunu yaydılar. Ortalık toz duman içinde kimin ne olduğu belli değilken tüm dünyadan ve Türkiye’den de o yayılan Selefiliğe kapılmış olanları Işid’e yönlendirdiler. Kim yönlendirdi? Başlarında ki tabii oldukları insanlar. İşte Amerika bu Işid’i terör listesine alıp, bunları bahane ederek… IŞİD İLE SAVAŞIYOR BAHANESİYLE YPG’YE TIRLARCA YARDIM yaptı. Çünkü bu kadar büyük bir yardımın yasal bir dayanağı olması lazımdı. O da yine Selefilerin oluşturduğu Işid ile oldu. Tabi sonra oyunun büyüklüğü ortay çıktı ki içlerinde  para karşılığı da gelen hatta boynundan haç çıkan insanlar da vardı. Velhasıl Amerika yine bunları kullanarak yapacağını yaptı.

Şimdi anladınız mı bu Tevhid-tağut eksenindeki selefilik nasıl kullanılıyor? Bilerek veya bilmeyerek nasıl onların amacına hizmet ettiriliyor.

TÜRKİYE’DE SELEFİLİK VE TAĞUT KURGUSU

Peki Türkiye’ye gelelim… Bakın Türkiye’de 30 sene geriye gidince Selefiliğin S’si bile yok. Sistemin en baskıcı zamanlarında yok. Müslümanların bedel ödediği dönemde yok. Ne zaman Türkiye’ye sokulmaya çalışılıyor? Ve nasıl Türkiye’ye girdi? Bunlar hangi kaynaklardan besleniyor? Yaptıkları tağut kurgulu dersler kimlerden geliyor? İşte ilginç olan nokta burası:

Bakın bu kitapçığı CİA yani Amerika’nın dış istihbarat servisinin sitesinde buldum. Kitap Abdülkadir bin Abdülaziz olarak bilinen Şeyh Fadl adlı El-Kaidenin ana kollarından birisinin başında bulunan zata ait. Kitapçığın adı: İman ve küfür hükümleri..  EL-CAMİU Fİ TALEBİ’L-İLMİ’Ş ŞERİF kitabından bir bölümmüş bu. Ayrıntılar çok ilginç… Önce içeriğinden bahsedeceğim sonra can alıcı noktaya geleceğim:

Bakın şimdi en başta bunların temel özelliklerinden birisi Tevhidi bölmeleri. Uluhiyyetin tevhidi, rububiyyetin tevhidi. İman esasları ve altındaki konuları sayıyor. Ondan sonra konu iman ve küfür başlığında konu nereye geliyor, yönetime… Şimdi başlıkları okuyacağım bakalım tanıdık gelecek mi size?.. sıralı tekfir:

Böylelikle şu konunun önemi açıklık kazanmaktadır: Bugün -bir çok Müslüman ülkede olduğu gibi- beşeri kanunlarla yönetilen ülkeler hakkında, her Müslüman’ın bilmesi gereken çok önemli hükümler söz konusudur. Böylece helak olacak olan bu apaçık bilgiden sonra helak olsun; yaşayacak olansa bu apaçık bilgiden sonra yaşasın. Söz konusu olan bu hükümlerden bazıları şunlardır:

a) Bu ülkelerin yöneticileri, büyük küfür içerisinde olmalarından ötürü İslam dininden çıkmışlardır. (YANİ NE OLURSA OLSUN HANGİ GAYE İLE GELİRSE GELSİN, KALBİNDEN TASDİK ETMİYOSA BİLE KAFİRDİR DİYO) BU NE DEMEK, SAKIN HA YÖNETİME TALİP OLMAYIN, BU İŞLERE GİRMEYİN, YÖNETİCİ OLMAYIN, YÖNETİMDEN UZAK DURUN DEMEK… OYUNA BAK.. DEVAM EDİYO:

b) Bu ülkelerde hakimlik görevi yapanlar, büyük küfür işlemeleri nedeniyle kafir olmaktadırlar. Bu da, bu mesleği icra etmenin haramlığını gösterir. Bu yönetici ve hakimlerin küfrüne delil; Allah’ın indirdikleri ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir”(5el-Maide/44)

HALBUKİ VERDİĞİ AYETİN KONUYLA ALAKASI YOK TAĞUT VİDEOSUNDA AÇIKLAMIŞTIM

c) Bu ülkelerdeki mahkemelere başvurarak hüküm istemek ve bu mahkemelerde çalışmak caiz değildir; gönül rızası ile bu mahkemelere başvurarak hüküm isteyen kimse de kafirdir.

d) Bu ülkelerin, parlamento ve millet meclisi gibi, kanun yapma yetkisiyle donanmış kurumlarının üyeleri, büyük küfür işlemiş olmaları nedeniyle kafirdirler.

e) Bu tür parlamentolara üye seçimine katılan kimseler, büyük küfür işlemeleri sebebiyle kafir olmaktadırlar. Çünkü onlar bu üyeleri seçmekle, onları Allah’tan başka rabler edinmekteler.

Parlamento üyelerinin küfrüne delil şu ayet-i kerimelerdir diyor, alakasız ayeti koyuyor:

“Onların, Allah’ın izin vermediği şeyi Din’de kendilerine şeriat kılan ortakları mı vardır?”(42eş-Şura/21).

DİKKAT EDİN, DİNDE ŞERİAT KILAN DİYOR, PARLEMENTO VEKİLLER DİNİ BİR HÜKÜM ORTAYA KOYMAZLAR, ALLAH ADINA, DİN ADINA, İSLAMDA BÖYLEDİR DİYE HÜKÜM KOYMAZLAR.

“Onlar hahamlarını ve rahiplerini Allah’tan başka rabler edindiler”(9et-Tevbe/31).

YİNE BAKIN HAHAM VE RAHİP YANİ DİN İÇİNDE ALLAH ADINA HÜKÜM VERECEK OLANLARDAN BAHSEDİYOR. BU İKİ AYET ALLAH ADINA, DİN ADINA HÜKÜM VERME MAKAMINDA OLUP, KENDİ NEFSİNİN HÜKMÜNÜ ALLAHIN HÜKMÜYMÜŞ GİBİ SUNAN, ALLAHIN HELALİNİ DİNDE HARAM KILANLAR HAKKINDADIR. YOKSA PERLEMENTO BİR YASA ÇIKARTTIĞI ZAMAN DİNDE BÖYLEDİR DEMİYOR Kİ? YANİ MESELA İÇKİ İÇİLEBİLİR DİYE BİR YASA ÇIKARTINCA “ALLAHIN HÜKMÜ BUDUR, İÇKİ HELALDİR DEMİYO, İSLAMDA BÖYLEDİR DE DEMİYO” Asıl Allah’ın bu ayetlerini alakasızca böyle yorumlayanların vay haline…. Neyse konudan sapmayalım, bunlara ayrıca cevap veririz. devam ediyor:

f) Bu konuyla ilgili fetvalarda geçtiği gibi, söz konusu ülkelerin yönetimini üstlenmeleri yahut bu görevlerine devam etmeleri için bu yöneticilere biat etmek haramdır. Çünkü bu biatta küfrün devamını isteme söz konusudur. Kim böyle bir şey isterse küfre düşmüş olur DİYOR

g) Bu küfrî pozisyonların koruyucusu durumunda olan askerler de büyük küfür işlemeleri nedeniyle kafir olmaktadırlar. Zira bu askerler tağut yolunda savaşmaktalar.

h) Bir Müslüman’ın bu devletlerin yöneticilerine itaat etmesi ve onların kanunlarına uyması gerekmez.

ı) Küfür teşkil eden kanunlarla yönetilen ülkeler, daha önce buralarda şeriat egemen olmuş olup, sonradan kafirlerin kanunları yürürlüğe girmiş olsa ve o ülkede halen Müslümanlar ikamet ediyor olsalar dahi buralar sonradan küfür diyarı haline gelmiş olan ülkelerdir. DİYEREK TÜRKİYE GİBİ ÜLKELERİ İÇİNE KATMIŞ OLUYO…

Şimdi bugün Türkiye’de Tağutu dillerine dolayanlar aynı şeyleri seslendirmiyor mu?
Ne eksik ne fazla aynı şeyler… İşte can alıcı nokta burası… Tekrar kitabın başına dönüyorum: Bakın kitapçık İman yayınları tarafından basılmış. Şuan Türkiye’de böyle bir yayınevi yok. Türkçeye bir heYet çevirmiş… Kim oldukları belli değil. Peki, basım yeri neresi biliyor musunuz? İngiltere, Londra… İngiltere Londra’da basılıyor ve dağıtımı yapılıyor…
İngiltere terörist olarak gördükleri el-kaide liderinin tağut kitabını Türkçe’ye çeviriyor, basıyor, dağıtımını yapıyor.- Şuan Türkiye’de de gayri resmi olarak internetten dağıtılıyor. Cia’in sitesine ne geziyor bilmiyorum? Fişlemek için mi yoksa heryerden ulaşılabilmesi için mi koymuşlar? Bilmiyorum. — En önemli noktalardan birisi şurası; kaç yılında tercüme edilip basılmış bili yomusunuz: 1998 İlk ve ikinci basımı aynı yıl içinde yapılmış.

Bu ne anlama geliyor, Bir sene önce Türkiye’de Erbakan bir darbe ile devrilmiş. Yani yönetimi ele geçiren, FAİZİ YOK ETMEYE ÇALIŞIP SİYONİTS PLANLARI ENGELLEYEN Müslümanlar bir sene önce engellenmiş. KAFANIZDA ŞİMŞEKLER ÇAKTI MI? O zamanlar selefizm diye bir akım yok. İşte bu tarihten sonra böyle İngiltere’de tercüme edilen kitapçıklar insanlara ulaştırılıyor ve bu şekilde tevhid örtüsü altına gizlenen tağut kurgusu, tekfircilik silahıyla içimize sokulmaya başlanıyor. Bu tarz Arapça risaleleri Türkçeye çevirip özellikle ateşli gençleri etkilediler, çektiler. Neden? Müslümanları idareden uzaklaştırmak için. Her seçim zamanı bazı selefi guruplar Muhafazakar beldelerde broşür dağıtıyor, AMAN OY VERMEYİN diye, NEDEN?

BAK SAYDIM, ARGÜMANLAR BELLİ:
İdareye yaklaşma, idareci olma, idareciyi seçme, sen belirleme, başına bir şey gelirse mahkemeye gitme-hakkını arama, devlet kadrolarına girme, askere gitme, askeriyeye girme… Sen ezilen millet ol, kafirler başa gelsin, kadroları onlar doldursun, senin her türlü hakkını gasp etsin, aleyhine olan her kararı alsın, dinini öğrenemez, kamusal alana giremez, örtülü bile gezemez hale gel, batıl sistem daha çok güçlensin, daha çok ezsin, ülke sizin elinizde değil kafirlerin elinde olsun, istedikleri gibi sizi yönetsinler, ve Siyonistlere kukla yapsınlar… Onların istediğini size dayatsınlar… İstenilen şey bu işte…

Müslümanlar tüm bunlardan uzak durunca sistem çökmüyor ki, daha çok güçleniyor. Müslümanlar oy verdiği zaman İslam’a daha yakın olanı ve dolayısıyla sisteme daha az faydası olanı seçiyor. Müslümanlar uzak durunca sistemi daha çok güçlendirenler başa geliyor ve Sistem içindeki kabul etmediğimiz laiklik anlayışı gavurluk aracı, baskı aracı olarak kullanılmaya, daha çok kabul ettirilmeye çalışılıyor.

İşte en başında söylediğim şey bu: Müslümanlara uyarlanan Tağut kurgusu…

Kardeşlerim bu kurgu İslam dünyasında belli başlı yerlere İngiltere gibi ülkeler eliyle yayılmıştır. Bu anlayış İslam dünyasında daha sonra ortaya çıkartılmıştır.

Evet inşallah anlaşılmıştır… Kısaca, Müslüman ülkelerde Müslümanları idareden, devlet kadrolarından, askeriyeden, lehlerine olacak idareciyi belirlemekten alıkoymak ve yönetimi ellerine almak için böyle bir kurgu hazırladılar… Bu kurguya kapılanları yeri gelince de istedikleri gibi kullanıyorlar. Fransa’dan örnek verdim. Işidden örnek verdim. Türkiye’de de bunlara bir emir gelse, milleti müşrik gördüklerinden bomba patlatmaktan, silah çekip öldürmekten çekinmeyecekler. Dolayısıyla birilerinin emellerine hizmet edecekler ki İslam ülkelerindeki kargaşa kafirlerin, Siyonistlerin, Avrupa’nın işine yarıyor.

İnşaAllah bu gerçekleri düşünerek doğru yola ulaşmayı Allah’tan talep edersiniz. Rabbim cümlemizi en doğru olana tabi kılsın…

GENÇ HOCA
ehlisunnetmedya.com

BU SAYFAYI PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAPABİLİRSİNİZ