21.04.2024 - EHLİ SÜNNET MEDYA
Ehli Sünnet Medya

Hz. Aişe’nin evlilik yaşı 9 muydu

Öncelikle arkadaşlar, birkaç önemli konuya temas etmek istiyorum. doğum tarihi konusunda ülkemizde 1900lü yıllarda bile insanlar çocuklarının doğum tarihini çok önemsemiyorlar, nüfus kağıdı ne zaman çıkarsa o zaman doğmuş gibi kabul ediliyordu. Bu sebeple günümüzde yaşayan 60 yaşlarındaki bir çok büyüğümüz asıl yaşını bilmez. O günün şartlarında da insanların kendisinin dahi doğum tarihini kesin olarak bilmesi mümkün değildi. Resulüllah efendimizin bile doğum tarihi kesin değildir. Yapılan hesaplamalardan ve rivayetlerden doğan yüksek bir kanaate göre böyledir deniyor. Cahiliyye döneminde kızların diri diri toprağa verildiğini de düşünürseniz kız çocuklarının doğumuna ve tarihine hiç kimse önem vermezdi ki neden versin? Ne yapacaklar? Evlilik çağına geldiği buluğa ermesinden anlaşılıyor… ve doğum günü kutlama gibi bir adet de yok..?

Dolayısıyla hz. Aişe radıyallahu anha’nın kendi evlilik yaşının 9 olduğunu neye göre söylediğini inşallah videonun sonunda anlamış olacağız…’

hz. Aişe annemizin yaşını tespit etmemizi sağlayan bir çok olay var. Bunlardan bir tanesi hz. Aişe annemizin Resulüllah ile evlenmeden önce bir başkasıyla nişanlılık dönemi geçirmesi. Mut’im ibn Adiİİİ’in oğlu Cübeyr ibn Mut’im ile nişanlı. Bu kişi hz. Ebubekir radıyallahu anhın evine gelerek diyor ki: “Ben Müslüman olan bir adamın kızını evime gelin olarak almam”. Şimdi şayet Resulüllah ile nişanlanması 6 yaşında oldu diyorsanız bu olayın en az 4 yaşında gerçekleşmiş olması gerekiyor. Beşik kertmesi diyenler olabilir lakin neden o zaman bu şekilde bir çıkış yapsın ki? Ciddi ciddi nişanı atıyor. Neden? Çünkü evlilik çağında bir kız olduğu için.

Yine çok ilginç ayrıntılar var

Hz. Aişe annemize Kıyamet Sûresinin iniş zamanı sorulduğu zaman: “Ben Mekke’de sokaklarda oynayan bir çocuk iken Kıyamet Sûresinden şu ayetler nazil oldu” diyor. Bu sure Peygamberliğin 3. veya 4. yılında nazil oldu. Evlilikleri ise nübüvvetin 13. Yılında geçekleşiyor. Yani şayet hz. Aişe bu surenin ayetlerinin ne zaman indiğini aklında tutacak kadar çocuk ise en az 7-8 yaşlarında olması icap eder. Bu olay ile evliliği arasında 10 yıl fark olduğuna göre evlendiği zaman aışının 17-18 civarında olduğu ortaya çıkar.

Hz. Aişe ile ablası hz. Esma arasında 10 yaş fark olduğu kaynaklarda bildiriliyor. Ablası hicretin 73. Yılında 100 yaşında vefat ettiğine göre hicrette 27-28 yaşlarındaydı. Kendisinden 10 yaş küçük olan hz. Aişenin de yine 17-18 yaşlarında olması gerekir.

Yine hz. Aişe’nin (tam yılına yıl kesin olmamakla birlikte) 74 yaşlarında vefat ettiği biliniyor. Yaşanan olayları ve tarih efendimizden sonra 48 yıl yaşadığını gösteriyor, Evliliği de 9 yıl sürdüğüne göre, Efendimiz vefat ettiğinde 26, evlendiğinde ise 17-18 yaşlarında bulunuyordu.

Yine Mekke ile alakalı bir çok rivayetinden evlendiği zaman yaşının büyük olduğu anlaşılıyor.

Peki, neye göre 6 yaşında nişanlandım 9 yaşında evlendim diyor?

Cahiliye döneminde Araplar kızlarını diri diri toprağa gömüyorlardı. Ve bu çok doğal bir şey olarak karşılanırken yapmayanlar yadırganıyordu. Tüm eleştiri ve yadırgamalara rağmen kız çocuklarını gömmeyenler çocukları buluğa erdiğinde Darun’nedve’de buluğa eren çocuklar için yapılan töreni gerçekleştiriyordu. Kızlarında yaşı buluğundan sonra sayılıyordu. İşte hz. Aişe radıyallahu anha  evlilik yaşını bu dönemle tespit etmiş, nişanlandığında 6 evlendiğinde 9 yaşında olduğunu söylemiştir. Kız çocukları 9 yaşlarında büluğa erdiğine göre, hz. Aişe’de evlilik yaşını buna göre 9 olduğunu söylüyorsa evlendiğinde yaşının 17-18 olduğu ortaya çıkar.

13-14 yaşlarında diğer nişanın bozulmuş olduğunu da anlamış oluyoruz. Çünkü birkaç sene sonra da hazreti Peygamberle nişanlanıyor ki nişanlandığında muhtemelen 15-16 yaşlarında ve 17-18 yaşlarında da evleniyor. (Şunu da söyleyelim, şüphede olduğumuz için değil Kesin bir rakam söyleyemediğimiz için 15-16, 17-18 gibi ifade ediyoruz)

Dolayısıyla hz. Aişe’nin çocukken evlenmesi gibi bir şey söz konusu değildir. Bunun üzerine tartışma ortaya koyan ve rivayetlere saldıran hadis düşmanları tevbe etmelidir. Türlü türlü hakaretler yapan Ateistler ise azıcık insanlık varsa özür dilemelidir.

NOT: Biz bunları bir eziklik psikolojisi ile meseleyi kurtarmak için değil HAKİKATİ ortaya koymak adına ifade ediyoruz.

GENÇ HOCA
ehlisunnetmedya.com

BU SAYFAYI PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAPABİLİRSİNİZ