21.05.2024 - EHLİ SÜNNET MEDYA
Ehli Sünnet Medya

Konut Kredisi almak caiz midir? Zaruret hali nedir?

  • Konut Kredisi almak caiz midir? Zaruret hali nedir? için yorumlar kapalı
  • 497 GÖRÜNTÜLEME

Soru: Bir hocaefendi zaruret halinde konut kredisi alınabileceğine dair fetva yayınlamış, bu zaruretleri de 2 madde halinde sıralamıştır. Bunlar: “1- Kirada durmak, sahip olunan bir evde oturmak gibi değildir. İhtiyacın kâmil (insana huzur ve güven verecek şekilde) giderilmesi, ancak uygun bir eve sahip olmakla gerçekleşir ve ben bunu bir “ihtiyaç” olarak değerlendiriyorum. 2. “Katılım bankaları”, maliyet bakımından faizci bankaların sağladıkları imkâna yakın imkânlar sağlamıyorsa bankadan kredi alınabilir. ” diyor. Sizin bu konuda ki görüşünüz nedir?

Bu iki maddede de ifade edilen görüşler yanlıştır.

1- “Bir kişinin evi yoksa, arabası yoksa faizli krediyle ev, araba alabilir. Ev-araba zarurettir. Zaruret halinde faiz alıp vermek helal olur.” görüşü son derece hatalıdır.

Çünkü burada zaruret konusu yanlış yorumlanmaktadır.

Zaruret olan şey, kişinin barınmasıdır. Yani zaruret, ev sahibi olmak değildir.

Yine zaruret olan şey, bir yere yürüme gücüyle gidilemeyecekse, binek ihtiyacının giderilmesidir. Bugün İstanbul’u düşünecek olursak, insanların bu ihtiyaçlarını toplu taşıma araçlarıyla gidermeleri çok mümkündür.

Kişi ne zaman faizli kredi ile ev alabilir? Mesela İstanbul örneğini verelim. Kişi eğer İstanbul’da bir tane bile kiralık ev bulamaz, dolayısıyla barınma imkânına sahip olamazsa, bu halde zaruretten ötürü faizli krediyle ev alması caiz olur.

Kişi ne zaman faizli kredi ile araba alır? Kişinin devamlı olarak belli bir mesafe seyahat etmesi gerekiyor. Ve seyahat edecek otobüs, minibüs, metro gibi bir vasıtaya da gerçekten binme imkanı yok. Dikkat edin, bu vasıtalar kalabalık oluyor, yoğunluk oluyor, bekleme-sıkışıklık oluyor gibi bahaneler geçerli değildir. Bu durumda kişinin binek ihtiyacını giderebilmesi için faizli kredi kullanarak araba alması caiz olur.
2- Bu görüşü dillendirmek demek, bankalar ile finans kurumlarının çalışma sistemlerinin aynı olduğunu iddia etmek demektir. Biz iki şey arasında neyin caiz olduğunu karar verirken hangisinin daha hesaplı, daha uygun olup olduğuna mı bakacağız?

Finans kurumları başta murabaha ve mudarebe olmak üzere iki temel sistem üzerine çalışmaktadırlar. Bizzat yetkililerinden aldığımız bilgilere göre faizsiz çalışmaya gayret eden kurumlardır. Ve bu kurumlar ile normal bankalar arasında dağlar kadar fark vardır.

Görüntünün benzer olması veya çok az bir fark olması, iki şeyi aynı mı kılar? İki hayvan ve tek bir bıçak olsun. Bir kimse bunlardan birini o bıçakla keserken kasten besmeleyi terk etse, hayvan murdar olur. Aynı kimse aynı bıçakla diğer hayvanı besmele ile kesse, o hayvanın eti helal olur.

Bir kimse ev alacak. Gitsin normal bir bankaya. Nasıl işliyor sistem? Siz satıcıyla ev için yüz liraya anlaştınız. Banka size yüz lira satıyor. Sizden de yüz lira karşılığında mesela yüz otuz lira alıyor. Bankanın bu yüz lirayı size değil de ev sahibine ödemesi, kredilerin yerinde kullanılmasını sağlamak için alınan bir tedbir gereğidir. Yoksa bankacının bu satış işleminde ev sahibi ile satışa dair hiçbir pazarlığı ve anlaşması olmuyor.

Bu kişi aynı evi almak için finans kurumuna gidince ne oluyor? Finans kurumu önce evi kendi peşin satın alıyor, sonra size üzerine kar koyarak vadeli satıyor. Yani burada malın alışverişi var. Oysa bankada paranın alışverişi oluyor.

Çıkan maliyet aynı ise veya birbirine yakınsa, bu işlemlerin aynı olduğu anlamına mı gelir? İki bakkal var yanyana. İkisinde de ekmek var. Fakat biri içki de satıyor. Şimdi içki satmayan bakkalda ekmeğin fiyatının aynı olması bu iki bakkalı aynı mı kılar?

Bankalar da finans kurumları da aynı pazarda faaliyet gösteriyorlar ve dolayısıyla maliyetleri birbirlerinden farklı olmuyor. Benzer maliyetler benzer fiyatların ortaya çıkmasına sebep oluyor.

Dolayısıyla böyle bir yaklaşım kesinlikle doğru değildir. Bu konuda şöyle bir ayrıntı verilebilir:

Diyelim ki ev için finans kurumundan teklif aldınız. Aynı ev için faizli bir banka “ben de murabaha yaparım” der ve size finans kurumunun teklifinden daha iyi bir teklif sunarsa, burada şöyle bir tercih hakkı ortaya çıkar:

Bu aradaki fark, sizi gerçekten etkileyecek bir farksa, o halde faizli banka tercih edilebilir. Fakat böyle bir etkileme gerçekten söz konusu değilse, o halde faizli bankalara sermaye sağlamamak adına hassasiyet gösterilip finans kurumu tercih edilir.

BU SAYFAYI PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAPABİLİRSİNİZ