14.04.2024 - EHLİ SÜNNET MEDYA
Ehli Sünnet Medya

Hadisler 250 yıl sonra mı yazıldı

Öncelikle Hadis tespiti, tedvini ve yazım işlemi zaten sahih olanı uydurulandan ayırmak için yapıldı. Yani bu amacı ve hadis alimlerinin çabasını, yolculuklarını, tartışmalarını, ortaya koyulan kriterleri, ravi incelemelerini; öyle ki normalde insanların ayıplarını araştırmak günahtır lakin bu kişiden nakil yapılabilir mi denilerek özel hayatlarını, yaşantılarını ortaya koymuşlardır. Raviler hakkında ciltlerce kitap yazılmıştır. Bunları anlayınca aklen zaten hadislerin sonradan uydurma olmadığını anlıyoruz.

Peki hadisler 200 yıl sonra mı yazıldı? Daha öncesinde hiç mi yazılı eser yoktu:

Günümüze ulaşan en ciddi delil Ebu Hureyre radıyallahu anhın talebesi Hemmâm b. Münebbih’e yazdırdığı eṣ-Ṣaḥîfetü’ṣ-ṣaḥîḥadır Muhammed Hamîdullah tarafından basılmıştır. Yine bunlardan Abdullah b. Amr’ın da Es-Sahîfetu’s-Sâdıka’sı meşhurdur. Bunlar zaten Resulüllah’tan (Sallallahu aleyhi ve sellem) sonraki nesil.

Hadis tedvin dönemine bakıyoruz, sahihi uydurulandan ayırt etmek işini devlet eli ile yaptıran Allah ondan razı olsun Ömer b. Abdülazizdir. Vefatı ne zaman? Hicri 101

İmam Mâlik’in sahih rivayetleri derlediği eseri Muvatta, yazım tarihine bakıyorsun hicri 150

İmam-ı Azam Ebu Hanife… Doğumu hicri 80 vefatı 150 kullandığı hadisleri kitaplaştırmışlar külliyat meydana gelmiş.

Şunu anlıyoruz, hadis-i şerifler zaten vardı ve Müslümanlar problemlerini Kur’an ve hadislere müracaat ederek çözüyorlardı.

Yani hadisler  200 sen 250 sene sonra yazıldı uyduruldu demek son derece cahil olmayı gerektirir.

İmam Buhari neredeyse bu işin son halkası. En sahihlerini almış ve Kur’an’dan sonra en sağlam kitap olarak kabul görmüştür. Ama kalkıp onun üzerinden, sanki hadisleri o uydurmuş, hiç hadis yokmuş da o ortaya atmış veya yazmış gibi lanse edip hadis düşmanlığı yapıyorlar. Neden? Çünkü ümmet, Kur’an’ın emri olan Resule itaati bu kitapta buluyor, amel ediyor. Ümmetin, peygamberi ile olan irtibatını zayıflatmak ve koparmak için ne yapmaları gerekiyordu: bu kitaplar hakkında zihinlerde şüphe oluşturmak ve itibarını yıkmak. Ümmetin bu kitaplarla olan bağının zayıflaması aynı zamanda Peygamberle olan bağının zayıflaması demektir. Peygamberi ile irtibatı kopan, rehberini kaybeden bir ümmet şeytanın ve kafirlerin elinde oyuncak olur.

Bunlara aldanan arkadaşlar hiç mi akıllarını kullanmazlar! Hani Kur’an aklınızı kullanın buyuruyor ya! Ayetleri alıp kafanıza göre yorumlamak için değil, bu hakikatleri anlamak için kullanın buyuruyor. Bir iki hadis düşmanına rast geliyorlar. Başında bir de prof etiketi varsa tamam zaten, çok muteber, bilgili, dolgulu. Ne derse inanıyorlar, bir de gelip o yarım yamalak yanlış bilgiyi alarak seninle mücadele ediyor.

GENÇ HOCA
ehlisunnetmedya.com

BU SAYFAYI PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAPABİLİRSİNİZ