15.04.2024 - EHLİ SÜNNET MEDYA
Ehli Sünnet Medya

Sen ölülere işittiremezsin ne demek? Rum 52. ayet

Şimdi bunlar Kur’an diyorlar sadece Kur’an diyorlar sorsan Kur’an ehli bunlar ama daha Kur’an bunu derken neyi kastediyor bilmiyorlar. Burada bir mecaz var. Resulüllah ölüleri mi uyarmaya çalışıyordu ki Allahu Teala “hayır ölülerle uğraşma, ölülere işittiremezsin buyursun” Burada mecaz var. Ne gibi? Şimdi birkaç örnekle gösterelim:

İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve doğru yolu bulamamışlardır. Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler. (Bakara 16, 17, 18) Hakikati görmeyenler,  duydukları halde tesirlenmeyenler, gerçeği dile getiremeyenler: kör, sağır ve dilsiz olarak tasvir ediliyor.

De ki: “Ben sizi ancak vahy ile uyarıyorum.” Ama sağırlar uyarıldıkları vakit çağrıyı işitmezler. (Enbiya 45) Sağır zaten işitmez, sağırları neden örnek versin?

Kalp kulakları hakikati duymayanları sağır olarak niteliyor.

Eğer onları, doğru yola çağırırsanız işitmezler. Sen onların sana baktıklarını görürsün, halbuki onlar görmezler” (Araf 198) Halbuki görüyor, karşısındaki kör değil. Görmeyen ne? Hakikati görmeyen, hakikate kapalı gönül gözü.

İnkâr edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı onlar akletmez, anlamazlar. (Bakara 171)

Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, kör gibi olur mu? (Bunu) ancak akıl sahipleri anlar. (Rad 19)

Sağır kör dilsiz derken hakiki mana değil mecazi anlamda kullanılmıştır. Yoksa kör, sağır veya dilsiz olmak Müslüman olmaya ve cennete girmeye engel değildir. Şu ayetleri alıp “körler görmez, onlar hidayete ermez” mi diyeceksin? O sağır canım kulakları duymuyor, imana gelmez o” mu diyeceksin?

Dolayısıyla ayetler bize bir hakikati anlayacağımız şeklilde örneklerdiriyor. Kendini şartlamış bir inkarcıya konuşman sağır olup duymayan birisine seslenmek gibi oluyo. Konuşmuş musun  konuşmamış mısın farketmiyo.

Şimdi ayete bakalım:

Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin. Sen körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen âyetlerimize inanıp müslüman olan kimselere işittirebilirsin. (Rum 52, 53)

Yani ölü derken hakiki manada ölmüş değil, inkar karanlığında bir ölü gibi hissiyatını kaybetmişlere işittiremezsin buyruluyor. Ayetin devamı da zaten aynı manayı teyit ediyor.

Dolayısıyla bu ayet ölülerin işitmesiyle alakalı bir delil teşkil etmemektedir.

Zaten ölüye Kur’an okunmasının maksadı onu uyarmak, tebliğ etmek, ona işittirmek değildir. Okunan Kuranın sevabının bağışlanmasıdır.

Okuduğum ayetlere bir örnek de bu hakikatleri duyduğu halde hiç duymamış gibi aynı inkar yolda devam eden inkarcılardır

GENÇ HOCA
ehlisunnetmedya.com

BU SAYFAYI PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAPABİLİRSİNİZ