DİNİ HİKAYELER

 

TEVHİDİN FAZİLETİ


SEKİZİNCİ HİKÂYE

Rasûlüllah Efendimiz (S.A.V.) Hazretlerinin irtihalerinden sonra, Hz. Osman (R.A.) kapıları önünde oturuyorlardı. Bir gün Hz. Ömer (R.A.) oradan geçerken selâm verdi. Fakat Hz. Osman (R.A.) selâmı almadı. Bunun üzerine Hz. Ömer (R.A.), Ebû Bekr (R.A.) Hazretlerine geldi ve Hz. Osman'ın selâmını almadığını söyledi. Ebû Bekri's-Sıddık (R.A,) Hazretleri buyurdular ki: «Ya Ömer! Sabreyle. Belki bir özürü vardır.» diyerek, Hz. Osman'ı (R.A.) yanına çağırttı ve şöyle buyurdu:

— Ya Osman! Hz. Ömer'in, Resûlüllah Efendimiz yanındaki şeref ve kadrini bilirsin. Niçin selâmını almadın?

— Ey Halife-i Rasûlüllah! Ömer'in selâmını ben işitmedim. Zira o zaman benim bir kederim vardı.

— Kederin ne idi ki, senin böyle selâmı almana mani oldu?

— O zaman düşünüyordum ki, şu nice uzun zaman, Rasûlüllah (S.A.V.) Hazretleri ile sohbet edip, Cehennemin kapılarını hangi kelime kapar ve Cennetin kapılarını hangi kelime açar, diye sormadım. Hz. Ebû Bekir (R.A.)

— Ya Osman! Özür çok kuvvetli geldi. Hakkını helâl et, buyurdu. Ve devam etti: Ya Osman! Sana müjdeler olsun ki, ben Resûlüllah (S.A.V.) Hazretlerinden şöyle sormuştum. «Ya Resûlallah! Cehennemin kapıları ne ile kapanır ve cennetin kapıları ne ile açılır? Bana şöyle buyurmuşlardı:

— Amcam Ebû Tâlib'e arz ettiğim «Kelime-i Şehadet» ile.

* * *