|
ALTINCI HİKÂYE
Ebû Mansur Hemedanî Hazretleri, buyurur ki:
Kûfe'de bir kimse vardı ve çok zaman mescidde itikâf ederdi. Hikâye
ederler ki, bir gün bir köle mescide gelip, edeb üzere namaz kıldı ve
gitti. Ertesi gün yine gelerek namazını edâ edip gitti. Bu hal bir ay
boyunca devam etti. Bir gün mezkûr köleye selâm verdim fakat selâmımı
almadı. Ertesi gün geldiği zaman «Aleykümesselâm» dedi. Ben kendi
kendime düşündüm ki, bu ne acaib şeydir, dün selâm verdim, bugün aldı.
Daha sonra bunun sebebini kendisine sordum. Şöyle dedi:
— Benim bir efendim vardır. O zaman, selâmını almak için ondan izin
almamıştım. Bugün izin aldığım için selâmına mukabelede bulundum. O
kimse:
— Ey köle! Efendine söyle ki, âbid bir kimse benimle görüşmek istiyor.
Köle de bunu efendisine arzeder ve izin alarak görüşmeye gelir. O kimse
köleye der ki: «Hayret edilecek acâib şeylerden ne gördün?» Köle:
— Benim âdetim, akşamdan sabaha kadar namaz kılmaktır. Bir gece aşka
gelerek Hazreti Mevlâ'dan niyaz ettim ve dedim ki, Ya Rabbî! Bana cennet
ehlinden bir kimse göster. Bunun üzerine şöyle bir ses duydum: «Fülan
vadiye git, orada görürsün.» Geceden yola çıktım ve henüz sabah olmadan
oraya vardım. Bir müddet sonra, heybetli bir ses duydum ve kim olduğunu
sordum, «Ben büyük bir ejderha'yım» diye cevap verdi. Hemen durdum ve o
önümden geçti. Gördüm ki, kuyruğunu bir kimsenin boynuna dolamış, onu
yüzü üzerine sürüklüyor. O kimseye, dur seninle biraz konuşalım dedim,
bana ejderhayı işaret etti ve «O durmayınca ben duramam.» dedi.
Ejderhaya dedim ki; Hazreti Allah'ın hakkı için biraz dur da şu insan
ile biraz konuşayım. Nihayet ejderha durdu. O kimseye sordum:
— Sen kimsin?
— Ben falan hükümdarım.
— Bu omuzlarındaki, ta göklere kadar çıkan yükler nedir?
— Sağ omuzumdaki yükler, müslümanların kanıdır. Sol omuzumdaki yükler
ise, müslümanların malıdır, ki onları haksız yere öldürerek almıştım.
— Ya bu ejderha nedir?
— Ruhumu teslim eder etmez, Allahu Teâlâ Hazretleri, beni bu azaba
giriftar etti. İşte gördüğünüz gibi, her gece bu ejderha beni, mağribden
meşrika böylesine sürükler.
— Hiç kurtuluş ümid ediyor musun?
— Evet ediyorum. Zira, 60 yıl «Lâ İlahe İllallah Muhemmedü'rRa-sûlüllah»
dedim. O kelime hürmetine kurtuluşumu ümid ediyorum, diye cevap verdi,
diyerek hikâye etti.
* * *
|