|
İKİNCİ HİKÂYE
Hazreti Musa Aleyhisselâm, Tur dağında, Hazreti Hak Celle ve Âlâ'ya
münacâatında, Hazreti Allah 70 bin kerre «Ya Musa» buyurur. Hazreti Musa
Aleyhisselâm da «Lebbeyk Ya Rabbi!» diye cevap verir. Hazreti Musa
tekrar «Lebbeyk!» diye mukabelede bulunur. Bu münacaattan sonra Hak
Celle ve Âlâ.
— Ya Musa! Mısır'a vardığın zaman, fülan mahallede fülan sokaktaki
kimseye git, dine davet et, diye vahyeder.
Hazreti Musa Aleyhisselâm, o şahsı bulur kapısını çalar. Kapıyı ihtiyar
bir adam açar ve Ya Musa niçin geldin? der.
— Ey İhtiyar! Seni, Allahu Teâlâ Hazretlerine tâat ve ibadete davet
etmeye geldim, iman et.
— Ya Musa! Sihrin bana kadar geldi. Bana bile tama ettin. Ben, 200
yıldır Fir'avn'a ibadet edip, onun uluhiyetini kabul etmişim.
— Bunca yıldır Firavn'a ibadet edersin, ne hasıl olmuştur?
— Ya Musa! Sen de 60 yıldır Rabbine hizmet edersin ne hasıl olmuştur?
— Ben Allahu Teâlâ'ya, bir şey bekliyerek ibadet etmem. Fakat sen,
Firavn'a karşılık bekliyerek tâat ve ibadette bulunursun.
— Ya Musa! Çok doğru söylüyorsun, gerçekten ben Firavn'a hep tama'an
ibadet ederim.
— Ey İhtiyar! İster misin ki, sana bir mucize göstereyim, deyince
ihtiyar da evet göster diye cevap verir.
Hak Celle ve Âlâ Hazretleri daha evvel, Hazreti Musa Aleyhisselâm'a, o
ihtiyarın kapı eşiği altında bir hazine olduğunu bildirmişti. Hazreti
Musa Aleyhisselâm:
— Ey İhtiyar! Ayağının altını kaz, bakalım ne göreceksin, dedi. İhtiyar
derhal oğlunu çağırıp, orasını kazdırdı. Bir de baktı ki, orada 10 küp
altun var. İhtiyar:
— Ya Musa! Bundan sonra senin Rabbinden başkasına ibadet etmem çirkin
bir şeydir, bana İslâm'ı arz eyle, dedi ve îman etti. Daha sonra da
Mısır'ın çarşı ve sokaklarında «Lâ İlâhe illallah Musa Rasûlüllah»
diyerek gezmeye başladı.
Bu haberi Firavn'a yetiştirip dediler ki:
— Fülan kimse, sana senelerce ibadet ve hizmet ederek, uluhiyetini ikrar
etmişti. Şimdi ise Musa'ya tâbi oldu. Ve onun Rabbisine ibadet ediyor.
Firavn:
— Onu derhal bana getirin, diye emir vererek getirtti ve ihtiyara:
— Ya Fülan! Musa seni sapıtmış.
— Hayır ya Firavn!
— Ey İhtiyar! Musa'dan ve Musa'nın Rabbinden dön. Yoksa sana öyle bir
azâb ederim ki, zamanın insanları senden ibret alır.
— Ey Firavn! Hazreti Musa Aleyhisselâm'm Rabbinden başka ilâh
tanımıyorum, ne istersen yap, dedi.
Nihayet Firavn kavmine emir verdi. Büyük bir çömlek içerisine yağ
doldurup, ihtiyarı içine atarak kaynatılmasını istedi. Bu esnada Hazreti
Cebrail Aleyhisselâm, ihtiyarın halini, Hazreti Musa Aleyhisselâm'a
haber verdi. Musa Aleyhisselâm da Hak Teâlâ'ya, ihtiyarın kurtarılması
için duada bulundu. Hak Teâlâ Hazretleri duayı kabul ederek Cebrail
Aleyhisselâm'a:
— Ya Cebrail! Derhal yetiş ve benim o kulumu kurtar. Hazreti Cebrail,
hemen o saatte yetişir ve emr-i ilâhî ile ihtiyarı kurtarır. Bundan
sonra ihtiyar, sokaklarda aynı şekilde söyleyerek gezmeye devam eder.
Firavn'a ikinci defa haber verirler. Firavn da derhal getirilerek
evvelki yaptıkları gibi çömleğe konulup kaynatılmasını emretti. Fakat
Hak Teâlâ'nın emri ile Cebrail Aleyhisselâm yine kurtardı. İhtiyar yine
âdeti üzere sokaklarda, zikre "devam ederek Hazreti Musa Aleyhisselâm'a:
— Ya Musa! Firavn ne dilerse işlesin. Eğer yakarsa bile, müslüman
olduktan sonra ne zararı vardır, deyip «La İlâhe İllallah Musa
Rasûlüllah» diye dolaşmaya devam eder. Nihayet Firavn, ihtiyarı tekrar
yakalatır ve yağ çanağının içine attırır. Bu defa ihtiyar kurtarılmaz ve
emr-i Hak ile ruhunu teslim eder.
Cebrail Aleyhisselâm, Musa Aleyhisselâm'a gelerek:
— Ya Musa! Hak Teâlâ, o ihtiyar için sana çok ecirler ihsan etti. Zira
ihtiyar, dünyasını değiştirmiştir, deyince Hazreti Musa Aleyhisselâm çok
üzüldü. Cebrail Aleyhisselâm devam ederek:
— Ya Musa! Başını kaldır, göklere bak ne göreceksin.
Hazreti Musa Aleyhisselâm mübarek başını kaldırdığı zaman gördü ki;
Göklerin ve cennetin kapıları açılmış. Huri ve gılmanların her biri,
cennet yemişlerini ellerine alarak, o ihtiyarın ruhunu karşılamaya
gelmişler. Hazreti Cebrail Aleyhisselâm:
— Ya Musa! Rabbinin sana selâmı var. Buyurdu ki: — O ihtiyar, dünyadan
ayrılmakla ne zarar etti. Halbuki bize kavuşmakla bunca izzet ve ikrama
nail oldu.
* * *
|