DİNİ HİKAYELER

 

TEVHİDİN FAZİLETİ


DOKUZUNCU HİKAYE

Geçmiş zamanda bir padişah vardı ve puta tapardı. Bu padişahın (Bud) isimli bir putu ile, müslüman bir de veziri vardı. Vezir daima padişahın müslüman olmasını arzu ederdi. Padişah her ne zaman sefere gitse, putu bindiği atın eğerinin kaşı üzerinde tutardı. Bir gün mezkûr padişah düşmanları ile şiddetli bir savaşa girdi. Çok zor durumda kalan padişah putun yanına gitti. Vezir ise padişahın bu ıztı-rabına sevindi. Padişah, vezire kurtuluş çaresinin ne olduğunu sorduğu zaman, vezir:

— Eğer putları terk ederek, âlemlerin Rabbi olan Hak Teâlâ Hazretleri'ne teveccüh ile tazarrû ve tevbe edersen, seni bu düşmanların elinden kurtarır, muzaffer kılar, dedi.

Padişah da o anda putları terk edip, Hak Celle ve Âlâ'ya teveccüh etti. Dua ve tazarrûda bulundu. Cenabı Hak, duasını kabul ederek, onu düşmanları üzerine muzaffer kıldı. Padişah da canu dilden İslâm'a dahil oldu.

* * *