|
ONUNCU HİKÂYE
Ebu Müslim Buhârî Hazretleri, Horasan padişahı ile «Merve» şehrine
geldikleri zaman, Merve halkına şöyle dedi:
— Şehrinizde hiç «Hakîm» var mıdır ki, ehl-i hikmet ola? Halk:
— Vardır, fakat mecûsî'dir, dediler. Ebu Müslim, onun yanına
götürülmesini istedi ve götürdüler.
Ebu Müslim mecûsîye:
— Sen bir mecûsî olduğun halde, ismini niçin hakîm koydun?
— Üç sebepten dolayı hakîm oldum. 1. Gerçekleri gördüğüm zaman, asla
yalan söylemedim. 2. Âhireti bildim ve onu dünyaya tercih ettim. 3.
Benim bir ilâhım vardır ki, onu her sabah ayaklarımın altına alır
çiğnerim.
— Şimdi seni kılıç ile öldüreceğim.
— Sözlerimin te'vil ve tefsirini sor ondan sonra ne istersen yap.
— Üçüncü sözünün tefsiri nedir?
— Size nazil olan kitabı okumadın mı ki: «Ya Muhammed, kendi nefsini
ilâh ittihaz eden kimseyi görmez misin?» mealindeki âyet-i kerîmeyi
okuyarak, yani ben kendi hevamı ayağımın altına alıp çiğnerim ki, bana
gâlib olmaya. Ebu Müslim:
— O halde, sen gerçekten hikmet sahibisin. Fakat niçin îmana gelmezsin?
— Kalbim kilitlidir ve anahtarı sizin elinizdedir. Ebu Müslim:
— Ey Müslümanlar! Hepiniz abdest alarak sahraya çıkın, diye emir verdi.
Hep birlikte sahraya çıktılar. İki rek'at namaz kılıp, secdeye kapanarak,
mecûsî'nin îmana gelmesi için dua ve niyazda bulundular. Bunun üzerine
mecûsî:
— Ey kumandan! Dua ve tazarruyu daha fazla yapın, zira kilit sallandı,
dedi. Onlar da daha fazla dua edince, mecûsî tekrar çağırdı:
— Artık başlarınızı kaldırın, kilit açıldı. Bana îman ve İslâm'ı
arzedin, deyip Ebu Müslim Hazretlerinin huzurunda îmana geldi.
* * *
|