|
DOKUZUNCU HİKÂYE
Azizlerden bir kimse, ticareti zamanında acem sultanlarına mal satmıştı.
Karşılığını almak için sultanın huzuruna gittiği zaman, mecliste, Hz.
Ebû Bekr ve Hz. Ömer (R.A.) in haklarında konuşuyorlar! Ve bazı
yakışıksız sözler sarf edildiğini duyunca, o aziz kimse huzursuz olur ve
onlara cevab vermeye hazırlanır. Fakat başının vurulmasından korkarak
susmayı tercih eder.
O gece rüyasında Rasûlü Ekrem (S.A.V.) Efendimiz Hazretlerini görür.
Efendimiz Hazretleri Şeyhe hitaben:
— Ey kimse, Ebû Bekr ve Ömer'e kötü sözler söyleyen râfizî bu mudur?
deyince. O da:
— Evet Ya Rasûlallah! Odur der.
Rasûlüllah Efendimiz Hazretleri, o azize râfizîyi katletmesini emir
buyurur. Aziz: «Ya Rasûlallah, elimden gelmez.» deyince, Rasûlüllah
Efendimiz azizin eline bir bıçak verip, tekrar «O'nu katleyle» buyurması
ile, derhal rüfizînin başını keser ve bir korku ile uyanır.
Bu rüyayı o râfiziye söyleyip, O'nu uyarmak için evine gider. Vardığı
zaman görür ki, kapı önünde bir kalabalık var ve içeriden feryad-u figan
sesleri işitir. Bu hali kapıdakilerden sorar. Onlar da «Bu gece
yatağında yatarken başı kesilmiş.» diye cevap verirler. Bunun üzerine
hadiseyi onlara anlatır. Ve O'nun başını emr-i Rasûlüllah sebebiyle ben
kestim der. Onlar da: «Doğru söylüyorsun. Zira kapıdan girm ihtimali yok
iken başı kesilmiş'olarak bulmuşlar. Sakın bu sırrı kimseye ifşa etme,
duyulmasın. O'nu hemen defn edelim. Zira eshab-ı kirama dil uzatanlar,
dünya ve âhirette cezasını bulsalar gerektir.» dediler.
Cenabı Hak bütün mü'minlere hidayetler ihsan edip, eshabı kiraram'a dil
uzatanlar ile haşreylemesin. Âmin!
* * *
|