DİNİ HİKAYELER

 

SAHABE-İ KİRÂM'IN FAZİLETLERİ


SEKİZİNCİ HİKÂYE

Ebû Seleme'nin (R.A.) ticareti zamanında, ücretle tuttuğu bir hizmetçisi vardı. Bir gün işi için O'nu pazara yollamıştı. Hizmetçi pazara gittiği zaman gördü ki, ölmüş bir insan çıplak olarak sokak ortasında yatıyor. Üzerinde bir kerpiç var ve bütün insanlar o kerpicin üzerine basarak geçiyorlar. Hemen geri dönüp bu hali Ebû Seleme'ye anlatıyor.

O da kalkıp pazar mahalline gider. Vardığı zaman ölünün etrafında bir takım insanlar, O'nun zühd ve salihliğinden, kimisi de ilminden methediyorlar. Ebû Seleme, hemen cenazenin techîz ve tekfinini tamamlayıp, kabrin yanına koydukları zaman, cenaze aniden dirilir ve ayak üzeri kalkarak: «Ateş! Ateş!» diye feryad etmeye başlar. İnsanların hepsi etrafından kaçışırlar. Ebû Seleme:

— Ey kişi, ateş ne demek. [Lâ İlahe İllallah de» buyurdu. Oda:

— Ey Ebû Seleme! O kelimenin bana faydası yoktur. Zira ben hayatımda Hz. Ebû Bekr ve Hz. Ömer'e buğz ederdim. Cenabı Hak, şimdi bana cehennemdeki yerimi gösterdi. Onlara buğz edenlerin halinin, benim gibi olacağını insanlara haber vermek için bana hayat verdi, deyip tekrar ruhunu teslim etti.

Hz. Peygamber (S.A.V.) in, yâr-ı gâr arkadaşına buğuz eden ebter ve câhillerin yeri, cehennem olup, ebedî azab olunmaya müstahak olacakları açıktır.

Cenabı Hak Celle ve Âlâ cümle Ümmeti Muhammedi, eshabı kirama rıdvanullahi aleyhim ecmaîn hazeratına, muhabbet edenlerden ve yevm-i kıyamette onlar ile, haşr olanlardan eyleye. Âmin! Bihürmeti Seyyidi'l-Murselîn.

* * *