DİNİ HİKAYELER

 

SAHABE-İ KİRÂM'IN FAZİLETLERİ


YEDİNCİ HİKÂYE

Rasûlü Ekrem (S.A.V.) Hazretleri bütün insanları Din-i İslâm'a davet ederek, insanlar da hiç tereddüt ve şüphe etmeden bunu kabul etmeye başladıklarında, etraf-ı âleme ve bir takım hükümdarlara da mektub yazarak onları da İslâm'a davet etmek lâzım geldi. Bu arada Rum kayserine bir mektub yazıldı ve Dihye ismindeki sahabe ile gönderilmek münasib görüldü. Zira Hz. Dihye hüsn-i cemâl bir zat idi. Hz. Cebrail, Rasûlü Ekrem'e (S.A.V.) ne vakit beşer suretinde gelse, Hz. Dihye suretine girerek gelirdi.

Hz. Dihye nâme-i risâleti alarak Rum Kayserine götürdü. O da mektubu ta'zîm ve tekrîm ile alıp okudu ve öpüp başına koydu. Sonra erkân-ı devleti, âlimleri ve bir takım kimseleri toplattı. Yüksek bir dîvan kurarak Hz. Dihye'yi üzerine oturttu. O topluluğa:

— Mekke-i Mükerreme'de zuhur eden ve nübüvvet davasında bulunan ve bütün insanları olduğu gibi bizi de İslâm Dini'ne davet eden zattan bir mektub bir elçi geldi. Siz bu hususda ne dersiniz? diye sordu. Onlar ise, hemen bağırıp feryad ederek:

— Ey Padişahımız, Din-i Nasara'yı terk mi edelim? diyerek kabul etmeyeceklerini beyan ettiler. Kayserleri de:

Siz sakin olunuz. Zira, benim maksadım başka idi. Bir kimse sizi başka bir dine davet ettiği zaman, dininizden şüpheniz olup olmadığını tecrübe etmek idi. Sizler yine ibadet ve hizmetinize devam edin, diyerek onları dağıttı.

Hz. Dihye'nin elinden tutarak bir eve, onun içinden de başka bîr eve ve o evin çok büyük bir odası içine girdiler. Odanın içinde bir çok şemail nakşolunmuştu. Kayser:

— Ya Dihye! Bu şemailler 313 Peygamberin (Aleyhimüsselâm) sûret-i şemailleridir. Bunu Hz. İsa kendi elleri ile nakşetmiştir. Sizin Peygamberinizinki bunların içinden hangisidir? diye sordu. Hz. Dihye de şemaillere bakarak, onların içinde ayın ondördü gibi parlayan, Rasûlüllahınkini görüp: «İşte budur» deyince, Kayser: «Doğrusun ya Dihye, biz de kitabımızda böyle bulduk.» dedi.

Hz. Dihye yine bakıp, bir nûranî ve heybetli bir zatın şemailini görünce, Kayser, O'nun kim olduğunu sordu. Hz. Dihye de O'nun Hz. Ebû Bekrini's-Sıddıyk (R.A.) olduğunu söyledi. Kayser, yine O'nu tasdik etti. Kayser, Hz. Dihye'ye çok- muhabbetti ve siyaset sahibi nûranî bir zatı daha sordu. O'nun da, Hz. Ömer Bin Hattab olduğunu söyledi. Kayser, yine tasdik ederek:

— Ya Dihye! Cenabı Hak, Hz. Muhammed'e Nihayet Hz. Dihye, O'na veda ederek Medine-i Münevvere'ye geldi ve bu kıssayı Cenabı Peygambere arz etti.

Bunun üzerine Hz. Rasûlü Ekrem (S.A.V.) üç defa «Kayser gerçektir.» diye buyurdular.

Eshab-ı Kiram'ın faziletlerine nihayet yoktur. Bilhassa Çehâr-yâr-i Güzîn Hazeratı hakkında pek çok ehâdis-i nebeviyye varid olmuştur. (Rıdvanullahi Teâlâ Aleyhim Ecmaîn)

* * *