|
ALTINCI HİKÂYE
Tâbiîn'in büyüklerinden Hz. Şu'be (R.A.) bir gün, Hasan Bin Ali (Radıyallahu
anhüm) hazretlerine giderek;
— Ya İmam! Halk arasında, Çehâr-yâr-i Safa Hazretlerinin, tafdîl ve
takdimlerine dâir bir takım kelimeler söyleniyor. Zât-ı âlîniz bu
hususta ne buyurursunuz? der. Hz. İmam Hasan (R.A.) da: «Ey iman ile
muttasıf olan mü'minler, çok zan etmekten kaçının» mealindeki ayet-i
kerimeyi okur.
Zira bir kimseye çok hüsn-i zan olunduğu zaman, giderek o hüsn-i zan
sû-i zanna ve bir kimseye de çok sû-i zan edilince, o sû-i zan, hüsn-i
zanna dönüşdüğü çok vuku bulmuştur. Bu hususu Cenabı Hak'ka havale etmek
ve kimseye sû-i zan beslememek lâzımdır. Daha sonra İmam Hasan (R.A.):
— Ey Şu'be, Hz. Ebû Bekr, Hz. Ömer ve diğer Eshâb-ı Kiram haklarında kîl
u kâl'den sâkit olun ve daima iyiliklerini zikredin deyip, mübarek
başlarını aşağıya eğerek, o kadar ağladılar ki, mübarek gözlerinden inci
tanesi gibi yaşlar sakallarından aşağıya aktı. Ve yine mübarek başlarını
kaldırıp, ceddim Rasûlüllah (S.A.V.) Hazretlerine nazil olan kitaba îman
etmezler mi ki, O'nda ashâb-ı kirâ'mın nice faziletleri zikrolunmuştur.
Ve ceddim hadis-i şeriflerinde: «Bir kimse benim eshabıma sövse O'nu
değnek ile dövün, eğer yine söverse, tekrar dövün, üçüncü defa söverse
O'nu katledin. Zira öyle kimsenin kanı size helâldir.» diye, vasiyet
buyurmuşlardır. (R.A.)
* * *
|