|
ALTINCI HİKÂYE
Mekke-i Mükerreme'nin yiğitlerinin âdeti, bir yere toplanıp kendi
aralarında güreş tutmak idi. Bir gün yine toplandılar. Ebû Cehil meydana
çıkıp, benim ile kim güreşir, diye dolaşıyordu; Hz. Peygamberimiz, o
vakit yaşı henüz küçük olduğu halde, O'nunla güreşmek kasdı ile meydana
çıkmak istedi. Ebü Talib ise, O büyüktür sen küçüksün diyerek mani
olmaya çalıştı ise de, Hz. Ebû Bekr (R.A.):
— Ey Ebû Tâlib! Hz. Muhammed (S.A.V.) mağlub olursa ayıp değildir, zira
henüz yaşı küçüktür. Fakat Ebû Cehil mağlub olursa, öğünmek Hz.
Muhammed'indir, diye O'nu razı etti.
Rasûlü Ekrem meydana çıkarak Ebû Cehil ile güreş tutuklarında,
Efendimizin giydikleri elbise açıldı. O anda gâibden bir el O'nun
mübarek elbisesini bağladı. Orada hazır bulunanların hepsi bunu gördüler.
Sonra Hz. Peygamberimiz bir hamle ile kâfiri kaldırdığı gibi yere vurdu.
Hz. Ebû Bekr, sevincinden cebinde bulunan altunları (Efendimizin başı
üzerine saçtı ve hep birlikte sevinçlerini izhar ettiler.
* * *
|