|
BEŞİNCİ HİKÂYE
Hz. Fahri Âlem (S.A.V.), bir gün Mekke-i Mükerreme'nin dışında bir
sahraya çıkmıştı. Ebû Cehil de o esnada adamları ile birlikte
gezmekteydi, Efendimiz ile karşılaştılar. Kâfir bu fırsatı ganimet
bilerek, Hz. Peygamberimizin mübarek başını yararak, bir takım lâyık
olmayan muameleler yaptı. Hz. Peygamberimiz gayet mahzun bir şekilde,
amcası Hamza'nın evine uğradı ve oradan da Beyt-i Muazzama'ya gidip,
üzüntülü vaziyette bir mahalle oturdu.
Hz. Hamza, avdan eve döndüğü zaman, ailesinin iki gözlerini yaş ile
dolmuş olduğu halde görünce sebebini sordu. O da keyfiyeti anlattı.
Bunun üzerine Hz. Hamza gadaplandı ve yemeğini bile yemeden yayını eline
aldığı gibi Ebû Cehil'in yanına gitti. Kâfir O'nu görünce hemen ayağa
kalktı. Hz. Hamza, laînin sakalından yapışıp elindeki yayı ile tam dokuz
yerden başını yardı. Daha sonra Beyt-i Muazzama'ya gelip Hz Rasûlü
Ekrem'e:
— Ey kardeşim oğlu! Ebû Cehil'in başını dokuz yerden yardım. Mübarek
başınızı kaldırın. Ta ki ben hayatta oldukça, kalb-i şerifiniz mahzun
olmasın. Siz ne ile memnun olursanız emir buyurun derhal yerine
getireyim, diye tesellide bulundu. Hz. Rasûlü Ekrem:
— Ey Amca! Benim kalbim, sizin Hak Celle ve Âlâ'ya ve Rasûlüne îman
etmeniz ile mesrur olur, buyurdu.
O zaman Hz. Hamza (R.A.) hiç tereddüt etmeden «Kelime-i Şe-hâdet» okudu
ve İslâm ile müşerref oldu. İşte O'nun müslüman olması bu şekilde
gerçekleşmişti.
* * *
|