|
SEKİZİNCİ HİKÂYE
Süheyl Bin Abdullah Hazretleri zamanında zalim bir bey vardı ki, emri
altındakilere yaptığı zulmün haddi hesabı yoktu. Bir takım kimseler bir
gün toplanarak, Hz. Şeyhe gelip, zalim olan beylerine biraz vaaz ve
nasihat etmelerini niyaz ederler.
Hz. Şeyh de kabul ederek nasihat etmek üzere, o beyin yanına gider. Ve
münasebet getirerek sohbet esnasında, beye biraz nasihat eder.
Fakat o nasihatlar beye hiç hoş gelmez ve kızarak adamlarına:
— Şu adamı soyun ve avlunun ortasında öldürün. Âleme ibret olsun ki,
bundan sonra bizim gibi beylere kimse söz söylemesin, der.
Hemen Hz. Şeyhi tutarlar ve soyarak katletmek üzere iken, Hz. Şeyh
gayretullah ile gadaplanarak: ,
— Be hey zalim! Ben sana nasihat etmeye geldim, sen beni katledersin.
Sen dünyada bakî kalacağını mı zannediyorsun. Senin gibi nice zalimler,
dünyaya muhabbetle ve gururlarından dolayı nice kimseleri katletti ve
mallarını aldı. Fakat neticede hepsini Allahu Zülcelâl Hazretleri
kahretmiştir. Sen de beni öldürürsün, şehid olup Rabbime vasıl olurum.
Rahmet ve mağfirete kavuşurum, fakat sen ise kıyamet gününde zalimler
ile haşrolup, azab-ı elîme müstehak olursun, dediği zaman bu kelimeler
beye ziyadesiyle te'sir ederek hemen Hz. Şeyhin ayaklarına kapanır ve
özürler beyan ederek, yapmış olduğu zulümlere pişman olur ve tevbe eder.
Böylece bütün insanlar O'nun zulmünden kurtulurlar.
* * *
|