|
DOKUZUNCU HİKÂYE
Benî İsrail zamanında Nuh isimli bir kimse her ne zaman günahına tevbe
etse, yine o günaha döner ve bir türlü tevbesine sabit kadem olamazdı.
Yine bir gün, büyük bir günah işler ve ona da tevbe eder. Bu defa
tevbesi kalbine te'sir ederek ve sahraya çıkarak yakasını ve gömleğini
yırtar. Başına topraklar saçıp bütün günahlarına ağlayarak pişmanlık
duyar. Tam olarak tevbe eder ve:
— Ya Rabbî! Kaç defadır günahıma tevbe ediyor ve yine günah işliyorum.
Eğer senin lütuf, inayet ve hidayetin yetişip beni muhafaza buyurmazsan,
ben yine günah işlerim, sonum kötü olur. Ya Rabbf, ne olur bu kulunu
bundan sonra günahlardan koru, diye yalvarır. Bunun üzerine şöyle nida
olunur:
— Ey kulum! Bir günah işleyip yine ona dönsen, ben «Ve in ud-tüm udnâ»
kavli şerifi mmucibince rahmetimle avdet ederim. Zira rahmet-i ilâhiyeme
nihayet yoktur.
Bu hitaba mazhar olduktan sonra, tevbesi kabul olur ve kendisi de
evliyaullah arasına katılır.
* * *
|