|
SEKİZİNCİ HİKÂYE
Ali Bin Esved isminde çok meşhur bir hırsızlar başı varmış. Bir gece
hırsızlık niyeti ile gezerken, bir evde bir çocuğun ağladığını duyar.
Çocuğun annesi:
— Sus, Ali Bin Esved geldi. Susmazsan seni veririm, diye çocuğu korkutur.
Ali Bin Esved de sokaktan bunu duyar. O anda inayet yetişerek bu söz
kalbine te'sir eder ve şöyle düşünür: Ben halk arasında ne kadar şerli
bir insanım ki, çocuklarını bile benim ismim ile korkutuyorlar. Hemen
atından iner ve evine gelerek kapıyı çalar. İçeriden «Kimdir o» sualine
karşı, gayet alçak bir sesle «Ben Esved» cevabını verir. İçeriden kızı,
«Sen benim babam değilsin, zira babam yüksek sesli kimsedir.» der. O da:
— Kızım kapıyı aç. Zira baban gittiği gibi değildir, der.
Kızı kapıyı açar ve ehl-i iyali O'nu karşılayıp baktıkları zaman, benzi
sararmış ve devamlı ağlıyor. Bir müddet sonra ailesine:
— Yarın benim yüzüme karalar sürüp, boynuma bir ip bağlayın ve Rabbine
âsi olarak ve daima günah işleyerek şu anda tevbe eden kimsenin hali
budur, diye sokak ortalarında gezdirmelerini vasiyet eder. Nihayet bir
taraftan ağlayıp bir taraftan da tevbe istiğfar ederek ruhunu teslim
eder.
Zamanındaki ehlullah teveccüh ettikleri zaman kendisini yüksek
makamlarda müşahede ederler.
* * *
|