DİNİ HİKAYELER

 

MARİFET VE İMANIN YOK OLMASI


YEDİNCİ HİKÂYE

Geçmiş zamanda Bersîsa isminde, Zâhid, âbid ve kemâlat sahibi bir zat vardı ve gündüzleri oruç tutar geceleri de namaz kılardı. Kendisinden bir hata ve isyan sadır olmadıktan başka, o diyarda çok meşhur olup, gelen hastalar duası berekâtı ile şifa bulurdu.

O diyar padişahının dillere destan güzellikteki kızı hasta olur ve doktorlar bir türlü çare bulamazlar. Her ne kadar tedavi edilirse de günden güne hastalığı ağırlaşır. Padişahın adamlarından birisi, kızı Bersîsa'ya göndeerip dua ettirilmesi fikrini söyler. Zira Bersîsa çok zühd ve takva sahibidir. Bu hususta asrının tekidir, diyerek padişaha ifade eder. Padişah da «Doğru, beyhude doktorlara müracât etmektense bu daha münasibdir.» der ve kızını bir takım hediye ve güvendiği adamları ile O'na gönderir.

Henüz kız yolda gelmekte iken bundan Bersîsa'nın haberi olur ve Bersîsa «Bu kadar hastalar ibadetimin nuru ile şifa bulmaktadır.» yolunda kalbine ucub ve gurur getirir. Bu arada iblis aleyhillâne de Bersîsa'ya gelerek:

— Ya Bersîsa! Padişahın kızı hastadır ve dua ettirmek üzere sana getiriyorlar. Lâkin kız o kadar güzeldir ki, anlatmak mümkün değildir. Getiren adamlara «Buna yalnızca dua etmek lâzımdır» de ve kızı tam olarak temaşa et. Görki benî âdemde ne güzeller varmış, diyerek O'nun kalbine bir miktar kızın sevgisini yerleştirir.

Nihayet kızı bir çok hediyeler ile beraber, Bersîsa'ya getirirler Bersîsa, iblisin iğvası üzere kızı yalnız bırakmalarını söyler ve getiren adamların gitmesini emreder. Onlar da takvasına güvenerek kızı bırakmak isterler

O gece Bersîsa nefsine uyar. Bundan kimsenin haberi olmasın diye de kızı boğarak öldürür ve odasının bir yerine gömer. Şayed sorarlarsa «Dua ettim sıhhat buldu. Geceleyin de çıkıp gitmiş.» demeye karar verir.

İblis, hemen insan suretine girerek padişaha gider ve Bersîsa'nın yapmış olduğu hainliği haber verir. Fakat padişah buna asla inanmaz. Bunun üzerine iblis:

— Benden yalan sadır olmaz, bu işi biliyorum. İsterseniz odasının altını kazıp kızın cesedini bulursunuz, der.

Sabah olur olmaz, padişah kızını almak üzere adamlarını gönderir. Bersîsa şaşırır ve hazırlamış olduğu cevabı söyler. Fakat onlar odanın altını kazıp kızın cesedini oradan çıkarırlar. Bersîsa'yı da alarak padişaha getirirler.

Padişah çok üzülür ve ağlar. Bütün ulemâ ve sulehâyı toplayarak, Bersîsa hakkında ne muamele yapılmasını sorar. Onlar da «Efendim, şeytanın hile ve oyununa gelmiş cezası idamdır.» diye cevap verirler. Tam idam edileceği sırada iblis gelerek:

— Ya Bersîsa, bu işleri sana kim yaptı?

— Sen yaptın.

— O halde seni asılmaktan kim kurtarır?

— Sen kurtarırsın.

— Evet ben seni kurtarırım, lâkin bana secde etmelisin.

— Nasıl secde edeyim, ne halde olduğumu görmüyor musun?

— Baş işareti ile secde et, kâfidir.

Bunun üzerine Bersîsa başı ile iblise secde eder etmez, melun O'nun imanını alır ve oradan uzaklaşır. Bersîsa da idam olup kâfir olarak ölür.

Cenabı Hak Kur'an-ı Keriminde meâlen şöyle buyurmuştur: «Şeytan lane, mü'minleri idlâl edip kâfir yaptıktan sonra, muhakkak ben senden beriyim, ben Allah'tan korkarım, der.»

Cenabı Hak bütün mü'minleri iblis aleyhillânenin sapıtmasından muhafaza buyursun. Âmin.

* * *