|
ÜÇÜNCÜ HİKÂYE
Hz. Şeyhden şöyle rivayet edilir:
Nişabur'da Ebu Amr isminde bir kimse ilk zamanlarında çok fakir imiş.
Anne ve babasının haklarına çok iyi riayet edip, onlara son derece
hizmet ettiği için, anne ve babası oğullarının zengin olması için dua
etmişler ve o -zengin olmuş. Zengin olduktan sonra da fakirlere bol bol
sadaka vermiş. Malı o derece çoğalmış ki, kendisinden sonra bütün
nesline bile kâfi gelmiş. Evlatları da kendisi gibi sadaka vermeyi ihmal
etmemişler.
Çok karlı ve soğuk bir günde, Ebû Amr'n kapısına bir dilenci gelir. Ebû
Amr, hemen bir ekmek alır, yalın ayak kar üzerinde yürüyerek götürüp o
dilenciye verir.
Nihayet Ebû Amr vefat ettikten sonra, salih bir kimse, O'nu rüyasında
görür ve kendisine: «Ya Ebâ Amr! Rabbin sana nasıl muamele etti?» diye
sorar. O da:
— Rabbim bana, ikram ve rahmet edip,makbul kullarından eyledi, diye
cevap verir.
O zat tekrar: «Çok tasadduk ederdin, onun için mî?» deyince, Ebû Amr:
— Hayır, o sadakalar sebebiyle değil. Ancak bir karlı günde yalın ayak,
kar üzerinde yürüyerek bir fakire vermiş olduğum ekmek sebebiyle
mağfiret olundum, diye cevap vermiştir.
* * *
|