|
KALBİN HALİ
Tilemsan Meliki'nin yolu muhitin muttekilerinden Abdullah Tunusî'nin
ikametgahına rastlamıştı. Melikin yanındakiler:
— Efendim burası Abdullah Tunûsî'nin mekanıdır, ziyaret etmek ister
misiniz? Dediler. Melik de:
— Madem ki buradan geçiyoruz, bir ziyaret edelim, dedi. Abdullah
Tunûsî'nin evine girdiler. Melik'in üzerinde gayet güzel ve kıymetli
libaslar vardı. Abdullah Tunûsî ise gayet mütevazi giyinmiş ve derviş
kılığında idi. Melik Yahya bin Yağan; Abdullah Tunûsî'ye:
— Bu üzerimdeki elbise ile namaz kılmakta bir beis var mıdır? Diye sordu.
Şeyh Abdullah Tunûsî melik'in bu sualine sadece güldü. Melik:
— Niçin güldünüz, diye sorunca Şeyh şu cevabı verdi:
— Senin şu andaki halin köpeklerin haline benziyor. Köpekler önüne bir
pislik gelse, hatta tuvalete girseler doyuncaya kadar yerler, her tarafı
pislik içinde kalır. Sıra bevletmeye gelince de sidik üzerine sıçramasın
diye ayağını kaldırarak işer. Senin de karnın haramla dolmuş sırtımdaki
elbise ile namaz kılmamda bir beis var mıdır? Diye soruyorsun, dedi.
Şeyh Abdullah'tan bu sözleri dinleyen melik Yahya bin Yağan atından indi,
ağlayarak şeyhin ayaklarına kapandı ye müridliğe kabul edilmesi için
yalvardı.
Melik'in dileği şeyh tarafından kabul edildi ve zamanın büyük
velilerinden oldu.
* * *
|