|
YEDİNCİ HİKÂYE
Ebû Zer-i Gıfârî Hazretlerinin müslüman olmasına sebeb olan hadise şu
idi:
Cehalet devrinde Ebû Zer Hazretlerinin bir putu vardı. Kendi kabilesi
arasında onun putundan daha güzel bir put mevcud değildi. Ondan dolayı
putunu çok sever, seferde ve hazarda yanından hiç ayırmazdı. Bir gün
mühim bir işi çıkıp, bütün mal ve yiyeceğini bir yere topladı. Putunu da
onların üzerine oturtarak:
— Ey put! Benim senden ricam o dur ki, malımı muhafaza edesin. Zira
senden başka kimseden bir istekte bulunmam, dedi ve işini görmeye gitti.
O gittikten sonra bir kuzgun gelip, putun göğsünü harab etti. Ebû Zer
Hazretleri, dönüp geldiği zaman bu duruma çok üzüldü. Fakat hiç birşey
söylemedi. Bir gün yine mühim bir işi çıkmıştı. Tekrar bütün malını bir
yere toplayıp, putunu da üzerine koyarak:
—- Ey put! Senden başka ilâhım yoktur..Bunları sana emanet ettim, dedi
ve işine gitti. Biraz sonra bir tilki geldi. Putun etrafını gezdi ve
başına bevlettikten sonra gitti. Ebü Zer Hazretleri dönüp geldi.
Hürmetle putunu aldı ve eli ile başına dokunduğu zaman, başını yaş buldu.
Acaba bu yaşlık nereden oldu, yağmur da yağmadı diye düşünürken, putun
etrafındaki tilki izleri gözüne ilişti. Bu arada bevl kokusunu da aldı.
Bu hal onu çok İmzürsuz etti ve-uzun zaman düşündü.
O sırada Peygamber Efendimiz (S.A.V.) Hazretleri, Medine-i Münevvere'yi
teşrif etmişlerdi. Ebû Zer de Medine'ye geldi ve Sevgili Peygamberimizin
huzuruna vardıkları zaman, Peygamberimiz;
— Ey Ebû Zer! Görmezmisin ilâhının zayıflığını ki, bir kuzgun gelip onun
göğsünü harab etti. Başına da bir tilki bevletti.
:— Ya Muhammed! Bundan kurtulmanın çaresi nedir?
— Âlemleri yaratan Allahu Teâlâ'ya îman et.
— İman ve İslâm'ı bana anlatın.
Bunun üzerine kendisine îman telkin edildi ve ihlas ile İslâm'a dahil
oldu.
* * *
|