DİNİ HİKAYELER

 

ALLAH-U TEÂLÂ HAZRETLERİNİN KULLARI İLE OLAN MUAMELESİ


YEDİNCİ HİKÂYE

Cimri bir kimse bir gün ailesine «Eğer bir fakire, sadaka verirsen benden boş ol.» diye talakına yemin etmiş. Bir gün kapıya çok muhtaç bir dilenci gelip: «Allahu Teâlâ Hazretleri hakkı için bana bir sadaka ver.» deyince kadın sabredemeyip o dilenciye, kendi malından üç tane pide sadaka verir. Dilenci sadakayı alıp giderken kadının kocasına tesadüf eder. Fâsık kimse, dilenciden o pideleri nereden aldığını sorunca dilenci de tarif etmesi üzerine kendi evinden alındığını anlar. Evine gelince ailesine: «Niçin sadaka verdin, vermeyeceğine talakına yemin etmedim mi?» diye kızmaya başlar. Kadın da:

— O Allahu Teâlâ hakkı için sadaka istedi, sabredemeyip kendi malımdan üç pide verdim, der.

Fâsık, hemen ocağı yakar ve: «Allahu Teâlâ'nın hakkı için bu tandıra gir bakalım.» diye ailesini ocağa atacağını söyler.

Kadın, kıymetli cevherlerini ve güzel elbiselerini giyerek, ocağa girmek üzere yanına varınca kocası: «Bu malları bırak ondan sonra ocağa gir» deyince, kadın: «Dost dosta giderken süslenerek gider. Ben de bugün dostuma gidiyorum.» diye cevap verir ve ocağa girer. Kocası da ocağın kapısını kapatır. Bir müddet sonra ocağı açtığı zaman, ailesini elbisesi ile beraber oturuyor görünce hayret ve taaccübe düşer. Bu esnada hatıftan şöyle bir nida gelir: «Ey kulum, bilmez misin ki ateş bizim dostlarımızı yakmaz.»

Nihayet Cenabı Hak'kın hidayeti o fâsık kimseye erişir. Pişmanlık duyarak nifakı bırakır ve ihlas ile mü'min olup, gece - gündüz ailesi ile beraber ibadet ile meşgul olmaya başlar.

* * *