|
ALTINCI HİKAYE
Şeyh îshâk Hazretleri bir köye giderken, yolda salih bir derviş ile
karşılaşır. Derviş: «Sübhanallah! Biz zatınıza dua ettirmek için
geliyorduk, burada tesadüf ettik.» deyince, Şeyh Hazretleri:
— Sizlere ne oldu ki, dua ettirmek üzere bana geliyordunuz, der. Derviş:
— Sultanım, emîrimiz bize iki köle emanet etmişti. Bir kere kaçtılar,
Cürcan vilâyetinde bulduk. Bu defa yine kaçtılar. Eğer bulunmazsa,
hepimizi öldürecek. Şeyh Hazretleri hemen bineğinden iner ve iki rek'at
namaz kılarak, dua etmeye başlar. Biraz sonra kölelerin bulunduğuna dair
haberci gelir.
Şeyh İshâk Hazretlerinin hizmetinde olan derviş:
— Efendim, bunca zamandır hizmetinizde bulunuyorum. Hiç kusur etmeden
daima rızanızı tahsil etmeye gayret gösterdim. Kıldığınız şu iki rek'at
namaz ile yaptığınız duayı, bu fakire de öğretin de, bir hacetim zuhur
ettiğinde, benim de duam hemen kabul buyurulsun," der. Hazreti Şeyh ise:
— Ey derviş, bu duanın kabulü, şimdiki kılınan iki rek'at namaz için
olmayıp belki 30 seneden beri nefsimi haram lokmadan muhafaza ile
kılınan namaz içindir, buyurdular.
* * *
|