DİNİ HİKAYELER

 

DUANIN FAZİLETİ


DÖRDÜNCÜ HİKÂYE

Şeyh Ebû Ömer Mâzinî Hazretlerinden rivayet edilmiştir:

Küfe salihlerinden bir kimsenin hayli borcu vardı ve bu yüzden borçlulardan kaçarak evine gizlenir ve dışarıya çıkamazdı. Bir gece çok muztarib olup:

— Niçin böyle evimde oturuyorum. Malım da yok ki satıp borcumu ödeyeyim. En iyisi mescide gidip Hz. Allah'a dua ve tazarrûda bulunayım. Umarım ki duamı kabul buyurur ve borcumun edasını kolaylaştırır, diyerek evinden çıkar ve mescide varır. Namaz kılar, dua ve iltica etmeye başlar.

O gece, Kûfe'nin çok zengin zatlarından bir Hâce, rüyasında, Allahu Teâlâ Hazretlerini görür ve kendisine: «Bizim dergâhımızda bir kimse var, borcundan şikayet ediyor. O'nun borcunu öde.» diye, hitab-ı izzet gelir. Hâce uyanır ve abdest alarak iki rek'at namaz kılar, niyet eder ve tekrar yatar. Yine evvelki gibi görür. Bu vaziyet üç defa aynen tekerrür edince, rüyanın rahmanı olduğuna asla şüphesi kalmaz. Hemen devesine biner ve «Ya Rabbî, o kimseyi sen bana göster.» diyerek yola çıkar. Deve o kimsenin olduğu mescidin kapısına gelir ve durur. Hâce, o salih kimsenin içeriden ağlayıp yalvarmasını işitince, mescide girer ve:

— Ey kimse, Cenabı Hak duanı kabul etti, başını secdeden kaldır, der.

O da başını secdeden kaldırır. Bunun üzerine Hâce O'na 100) dirhem gümüş vererek «Borcunu ver ve kalanı da nafaka et. Eğer biterse, ben filan yerdeyim gel tekrar iste.» der. O kimse de:

— Ey Hâce! Eğer daha ihtiyacım olursa sana gelmem, sana benim borcumun ödenmesini emreden zata müracaat ederim, der ve o dirhemleri alarak Cenabı Hak'ka çok şükürler eder.

* * *