DİNİ HİKAYELER

 

DUANIN FAZİLETİ
 


BİRİNCİ HİKÂYE

Hazreti Şeyhden rivayet edilmiştir:

Azizlerden birisi, daima bir arkadaşına ziyarete gider ve evinde misafir olarak kalırdı. Hane sahibi de her defasında kendisine av eti ikram ediyordu. Bir gün yine misafir olarak gittiğinde, başka şeyler ikram edilir ve ev sahibine:

— Her zaman bana av eti ikram ederdin, bugün başka şey ikram etmene sebeb nedir? diye sorar. Ev sahibi de şöyle anlatır:

Benim âdetim daima av yapmaktır. Bir gün yine su içerisine tuzağımı kurmuş ve bir yere gizlenmiştim. Biraz sonra yanında üç tane yavrusu olduğu halde bir âhû geldi. Su içmek için suya yaklaştığı zaman tuzağı görünce, içmekten vazgeçip gittiler. Ertesi gün tekrar geldiler. Fakat tuzağı görüp yine içmeden gittiler. Üçüncü gün geldiklerinde, susuzluktan ayakta duracak halleri kalmamıştı. Yine su içmek için yaklaştıkları zaman tuzağı gördüler. Fakat bir türlü cesaret edip yaklaşamıyorlardı. Suyun etrafında dolaşmaya başladılar. Başka bir su da bulamayınca, âhû yüzünü semaya doğru kaldırdı ve gözlerinden yaşlar aktığı halde tazarrû etmeye başladı. Bir müddet sonra, bulutlar peyda oldu, gök gürleyip şimşekler çakmaya başladı ve o derece yağmur yağdı ki dereler ve göller dolup taştı. Âhû ve yavruları da sulanıp gittiler. Ben de, bir hayvanın dergâh-ı izzette duası kabul olduğu halde, insan olan niçin gafletten uyanmaz, diyerek o günden sonra avlanmayı bıraktım, diye hikâye etti.

* * *