|
DÖRDÜNCÜ HİKÂYE
Şeyhülislâm İsmail Sabûnî'den rivayet edilmiştir ki:
Salihlerden, çok ihtiyar ve zayıf bir âbid, namaza durduğu zaman, ağzına
konan sinekleri kovmazdı. Bir takını kimseler «Ey ihtiyar, namaza
durunca ağzına üşüşen sinekleri niçin kovmuyor sunuz? Halbuki onları
kovmanız caizdir.» derler. O da:
— Hz. Allah'ın huzurunda hizmet ve ibadet ile meşgul iken, sinekleri
kovmaya haya ederim, der. Onlar:
— Öyle ise, sineklerin ısırmalarına nasıl sabrediyorsun? diye sual
edince, ihtiyar:
— Ehl-i dünyadan bir kimseye 1000 sopa vurmuşlar, o da «filana şu kadar
kamçı vurmuşlar asla feryad etmemiş.» diye, âr ve gayretinden, sopaların
acısına sabır ve tahammül edip hareket bile etmemiş. Ben de Allahu Teâlâ
Hazretlerinin huzurunda iken, bu kadarcık mihnete sabr ve tahammül
ederim, belki o sabrın bereketi ile, dünya ve âhiret azabından
kurtulurum, dedi.
Bunun üzerine kendisine sual soran kimselerin hepsi sustular.
* * *
|