|
DOKUZUNCU HİKÂYE
Hz. Rasûlüllah'ın (S.A.V.), İslâm Dini'ne daveti aşikâr olup,
zengin-fakir bütün insanlar tereddüt etmeden imana gelmeye başlamışlardı.
Kureyş müşriklerinden beş kişinin Rasûlü Ekrem'e olan düşmanlıkları son
dereceye varmıştı. Hz. Allah Celle ve Alâ, o dinsiz kâfirlerin her
birisine ayrı bir belâ vererek helak etti.
Onlardan birisi, As bin Vâil Semhî idi. Bir gün sahraya çıktığı zaman,
bir yılan sokmuş ve zehiri gövdesine yayılınca, Muhammed'in (S.A.V.)
Rabbi beni helak etti diye feryad ede ede gebermişti.
İkinci Haris idi. Melunun kaafilesi bir gün yolda gelirken, karşılamaya
çıkmıştı. Atı üzerinden başı üstüne yere düştü ve: «Aman beni şunların
elinden kurtarın» diye bağırmaya başladı. Adamları, biz senden başka
kimseyi görmüyoruz ki, diye cevap verince, Muhammed'in Rabbi beni
katletti diyerek, helak oldu.
Üçüncüsü ise Esved bin Abdülmuttalib idi. O da bir gün sahraya çıkmıştı.
Tekrar geri dönünce kapkara olmuştu. O derece ki evine geldiği zaman, «sen
kimsin» diye soruldu. «Ben evin sahibiyim» dedi. Onlar ise hayır sen bu
evin sahibi değilsin, zira ev sahibi güzel bir kimse idi, sen ise bir
kefen soyucu pis bir kimsesin,» dediler. Melun hayretinden başını
kapının eşiğine koydu ve, Muhammed'in Rabbi beni helak etti, diyerek
geberdi.
Dördüncüsü ise, Esved bin AbdûlBaûs idi. Bir gün tuzlu balık yemiş ve
harareti bir türlü gitmemişti. Su içe içe karnı şişmiş ve nihayet,
Muhammed'in Rabbi beni katletti, diyerek helak olmuştu.
Beşincisi ise Velîd bin Mugıyre idi. Melun bir gün sahraya çıkıp havaya
bir ok atmıştı, Okun arkasından başını havaya kaldırıp bakarken ok,
gelip gözüne saplanmış ve Muhammed'in Rabbi beni katletti, diyerek canı
cehenneme gitmişti.
Onların helakini müteâkib Hz. Cebrail gelerek, Hak'kın selâmını tebliğ
ve biraz da Efendimizi teselli ettikten sonra «İstihza edicilere karşı,
biz sana kâfiyiz.» mealindeki âyet-i kerîmeyi inzal etmişti.
* * *
|