|
ÜÇÜNCÜ HİKÂYE
Salih ve temiz nesebli bir zat, Hacca gider ve hac vazifesini yerine
getirerek tekrar döndüğü zaman, arkadaşları latife olarak: «Hani hac
ettiğine dâir bir delil ve berâtın. Bilmez misin ki, bir padişaha
mutasarrıf olduğun yerin vergisini versen, eline bir kâğıt alırsın. Sen
hac yaptın niçin berât almadın?» derler.
Bunun üzerine o kimse tekrar döner ve Beyt-i Muazzama'ya giderek
kapısına sarılıp:
— Ya Rabbî, ben kuluna haccetmek takdir buyurdun. Halbuki haccımın kabul
olunduğuna dair bir berât vermedin. Lütuf ve inayet ederek, berâtımı
bana ihsan eyle, diye pek çok tazarrû ve niyazda bulunur.
Duası biter bitmez, hemen gâibten bir kâğıt gelir. İçerisinde kudret
kalemi ile: «İşbu berât, Filan oğlu filanın, haccını kabul ettiğim ve
günahlarını afvettiğim içindir.» diye yazılmış.
O kimse berâtı alır ve sevinç içerisinde arkadaşlarına getirir. O berâtı
onlara gösterince hepsi hayret ve taaccüb içinde kalarak, o kimseden
hayır dua niyaz ederler.
* * *
|