|
DÖRDÜNCÜ HİKÂYE
Hz. Davud Aleyhisselâm bir gün Cenabı Hak'ka gecenin evvelinden ta seher
vaktine kadar münacât ve tazarrû ederek:
— Ya Rabbî! Yer ve gök ehlini uyut. Sana bir hacet arzedeceğim, diye
niyaz eder. Taraf-ı izzetten:
— Ya Davud! Seninle benim aramda olan kelimelere hiç kimse vâkıf olamaz.
Hacetini arzeyle, buyurur. Davud Aleyhisselâm da:
— Ya Rabbî! Biliyorum ilmin her şeyi ihata etmiştir. Dilediğin zaman bir
kimsenin esrarına kimseyi vâkıf etmezsin. Ve lâkin bu kuluna kalb huzuru
hasıl olması için hepsinin uyutulmasını niyaz ediyorum, der.
Bunun üzerine Allahu Teâlâ Hazretleri tarafından:
— Ya Davud! Hepsini uyuttum, muradını arzeyle, buyurulur. Hz. Davud
Aleyhisselâm:
— Ya Rabbî, kullarına, kıyamet gününde ne muamele edersin, diye tazarrû
edince, taraf-ı izzetten:
— Ya Davud! Komşu hakkı kıyamet gününde kullarıma yeter, buyuruldu.
Davud Aleyhisselâm yine:
— Ya Rabbî, o günde ümmetimi rüsvay etme, diye çok tazarrû eder. Bunun
üzerine taraf-ı izzetten:
— Ya Davud! Duanı kabul ettim. Fakat izzet ve celâlim hakkı için her bir
mazlumun hakkını, hatta boynuzlu koyundan, boynuzsuz koyunun hakkını o
günde mutlaka alacağım, diye buyurulur.
* * *
|