|
BİRİNCİ HİKÂYE
Rasûlü Ekrem (S.A.V.) Efendimiz Hazretleri bir hadis-i şeriflerinde «Muhakkak,
adaletle mevsuf bir padişahın ve ilmiyle amel eden bir âlimin etlerini,
kıyamete kadar toprak yemez. Kemikleri çürümez ve vücudunun letafetine
bir bozukluk gelmez.» buyurmuşlardır.
Nitekim Harun Reşid, bu hadis-i şerifi gördüğü zaman, Nûş-i Revan'ın
kabrini kazdırıp baktığında, vücudunun hiç bozulmamış ve başı üzerine de
üç satırlık yazı yazılmış olduğunu gördü. Ayrıca başında parlak bir taç
olduğunu müşahede edince, çok taaccüb ederek hadis-İ şerifin doğruluğuna
bir kat daha kalbinde metanet kazanmış oldu. O yazılar ise şunlardı:
Birinci satırda: Bir padişah mülk ve memleketinin genişletilmesini
dilerse, zamanındaki âlimlere ta'zîm etsin.
İkinci satırda: Bir padişah hazineler bulmak isterse, emri altındakilere,
adaletini çoğaltsın.
Üçüncü satırda: Bir padişah veya bir kimse, düşmanlarını kahredip,
memleketlerini almak dilerse, cürm ehlinin cürmünü afvetsin, diye yazılı
idi.
Nûş-ı Revan küfr üzere öldüğü halde adaleti sebebi ile bu mertebeye nail
olduğu halde, bir mü'min ve müslüman padişah, adaletten ayrılmazsa,
O'nun Allahu Teâlâ Hazretleri yanında mertebe ve kadrinin ne olacağını
ancak Hz. Allah bilir. İlmiyle amel eden âlimler de böyledir.
Bunun aksi yani, adaletsiz bir padişah ile amel etmeyen âlime, Hz.
Allah'ın vereceği azabı yine ancak kendisi bilir.
* * *
|