|
BEŞİNCİ HİKÂYE
Benî İsrail zamanında bir kimse öldüğü zaman, malları ile beraber bir de
köşk, iki oğluna kalır. Oğulları köşkün içinde birbirleri ile hayli
münakaşa ederlerken, köşkün duvarında bulunan kerpiçlerin birisi, Hz.
Allah'ın kudreti ile dile gelir ve:
— Bizim için düşmanlık etmeyin. Zira ben bir padişah idim. 300 yıl
dünyada ömür sürdüm ve sonunda öldüm. 130 yıl kabirde yatarak toprak
oldum. Sonra beni kerpiç yaptılar. O halde 40 yıl durdum. Kırıldığım
zaman da yola bıraktılar. Yol üzerinde de 30 yıl durup yine toprak
olunca sonunda beni tekrar kerpiç yaparak bu köşke koydular. 330 yıldan
beri de burada durmaktayım. Bu dünya kimseye kalmaz. Aklınız varsa,
benden ibret alıp Cenabı Hak'ka ibadet ve tâatta bulunun. Alçak dünyaya
itibar ve iltifattan ve bekasız bir mülk için düşmanlıktan sakının, diye
nasihatta bulunur.
Bu onlara çok te'sir etmiş, mütenebbih olmuşlar ve birbirleriyle
uğraşmaktan vaz geçmişler.
İşte akıllı ve âlim olanlar, dünyaya gelmekteki gayelerinin sadece
Cenabı Hak'kı bilip O'na ibadet etmek olduğunu anlayarak, marifetullah,
muhabbetullah ve Hak Teâlâ'ya ibadet yolunda gayret gösterirler.
* * *
|