DİNİ HİKAYELER

 

NEFSİN HEVÂSINA MUHALEFETİN FAZİLETİ

 


ONUNCU HİKÂYE

Rasûlüllah (S.A.V.) Efendimiz Hazretlerinin hane-i sadetlerine bir müsafir gelmişti. Fakat o anda müsafire ikram edecek bir şey yoktu. Eshâb-ı Kirâm'a: «Benim müsafirimi kim ağırlar.» diyerek müsafiri onlara arzetti. Eshâb-ı Kîrâm'dan bir zat da hemen kabul ederek evine götürdü. Ailesine, bu müsafirin Rasûlü Ekrem Efendimiz tarafından gönderildiğini ve O'nun müsafiri olduğunu söyleyince kadın:

— Merhaba ey Fahri Kâinat Efendimizin müsafiri, diyerek ta'zimde bulundu ve istirahat edeceği yeri gösterdi.

Daha sonra da efendisini çağırarak «Yemeğimiz çok azdır. Ancak müsafire kâfi gelir. Ne yapacağız.» diye sordu. O da şöyle dedi:

— Ya hatun, bir gece Allah ve Rasûlü için aç olalım. Çocukları nasıl edersen et akşamdan uyut. Yemeği ortaya getirdiğim zaman da, her hangi bir sebeb ile lambayı söndürelim ve müsafiri yemeğe davet edelim. O bizi de yer zannederek karnını doyursun. Biz ise kaşığı boş götürüp getirelim.

Kadın da bu fikri gayet iyi karşılayarak, akşam olunca aynen kararlaştırdıkları gibi yaparlar. Ertesi gün müsafir kabul eden sahabe, Rasûlü Ekrem Efendimizin huzuruna vardığı zaman, Efendimiz Hazretleri O'na bakarak tebessüm eder ve «Ey eshabım bu geceki hadiseyi sen mi ifade edersin, yoksa ben mi edeyim deyince o zat:

— Ya Rasûlallah! Siz daha iyi bilirsiniz, ifade buyurun der.

Efendimiz Hazretleri de keyfiyeti tafsilatı ile ifade buyururlar. Ve çok büyük ecir ve sevaba nail olduklarına dâir haklarında nazil olan «Ve tü'sirûne ala enfüsihim, ilah» âyet-i kerimesini de okurlar.

* * *