DİNİ HİKAYELER

 

NEFSİN HEVÂSINA MUHALEFETİN FAZİLETİ


DOKUZUNCU HİKÂYE

Hz. İsa Aleyhisselâm, Şam civarında seyahat ederken, ateşe tapan ihtiyar birisine tesadüf ederek, O'nu dine davet buyurur. İhtiyar buna fena halde kızarak, gücü yetmiş olsa, hemen İsa Aleyhisselâmı öldürecek derecede huzursuz olur ve:

— Ya İsa, imana geldiğim zaman beni ne yaparsın. Sen benim kudretimi bir gör bakalım der ve elini uzatarak, silahlar ile donanmış bir kimse getirir. İsa Aleyhisselâm «Ya ihtiyar, bu nedir?» diye sorunca, ihtiyar da «Kendisinden sor.» diye cevap verir. Hz. İsa o kimseden kim olduğunu sorunca o kimse:

Ben Hind padişahıyım. Sind padişahı ile muharebe edecek iken şöyle bir anlaşma yaptık: Askerimiz kırılmaktansa, ikimiz meydana çıkıp cenk edelim. Hangimiz yenerse, o savaşı kazanmış olsun. Böylece meydana çıktık ve ben O'nu yendim. Atından aşağı indirip başını kesmek üzere iken, ansızın bir el gelip beni alarak buraya getirdi.

Bunun üzerine Hz. İsa Aleyhisselâm:

— Ey ihtiyar, bu iş değildir, elini arşurrahmana yetiştir. Yoksa imana gel.

— Ya İsa, ben bu mertebeyi, ancak nefsime muhalefet ile buldum. Vakta ki, bana iman teklif ettiğin zaman, nefsime o derece ağır geldi ki, gücüm yetse seni öldürecektim. Anladım ki bu teklifiniz de nefsime güç geldiğinden, hakkımda çok hayırlı olacaktır. O halde bana imanı arzeyle dedi ve kelime-i tevhidi okuyarak İslâm'a dahil oldu.

* * *