|
DOKUZUNCU HİKÂYE
Hz. Süleyman Aleyhisselâm zamanında bir kimsenin şarap içen bir oğlu
varmış. Bu halinden babası hiç memnun olmadığı için O'na daima kızar ve
azarlar.
Bir gün oğlu sarhoş halinde her nasılsa babasına vurur ve gözünü çıkarır.
Babası da gözünü eline alarak şikayet etmek üzere Süleyman Aleyhisselâma
gelir. Süleyman Aleyhisselâm hemen oğlunu çağırtır. Fakat oğlu ayıldığı
zaman, yapmış olduğu bu işe son derece pişman olarak babasının gözünü
hangi eli ile çıkardığını sorar. Ve sağ eli ile çıkardığını anlar. Hemen
sol eline bir bıçak alarak sağ elini keser ve doğru Süleyman
Aleyhisselâmın yanına giderek:
— Ya Nebiyyallah! Benim yaptığım işin cezası nedir? diye sorar. Hz.
Süleyman Aleyhisselâm da «Elinin kesilmesidir.» diye buyurunca, o hemen
kesilmiş elini O'nun önüne koyuverir.
Babası ise bu hali öğrenince:
— Ey benim oğlum, niçin böyle ettin? Ne olaydı benim bin gözüm olupta
her birini çıkaraydın ve keşke böyle yapmayaydın, der.
Bunun üzerine, Hz. Süleyman Aleyhisselâm eshabına dönerek, işte babanın
oğluna olan şefkatine ve oğlunun babaya olan hürmetine bakınız, der ve o
kimsenin gözünü, oğlunun da elini yerlerine koyarak «Ya Rabbi! Babalara
ihsan eylediğin şefkat ve evlatlara verdiğin hürmet hakkı için bunlara
acil şifa ihsan buyur.» diye tazarrû ve dua edince, Cenabı Hak derhal
kabul edip Onlara eski sıhhatlerini ihsan buyurur.
* * *
|