|
ALTINCI HİKÂYE
Fudaly Bin tyaz Hazretleri ilk zamanlarında eşkıyanın reîsi idi. Kendisi
mağarada oturur ve ekseriya Kur'an-ı Kerim okurdu. Arkadaşları da
yollarda bekler ve gelip geçenleri soyarlardı.
Yine bir gün, bir kafileyi soyarlar ve mallarını mağaraya getirip
bölüşmeye başlarlar. Eşyaların içinden, içi altun dolu ve üstünde «Aye-tü'l-Kürsî»
yazılı bir kese çıkar. Fudaly, derhal o kesenin sahibinin bulunmasını
emreder. Maiyyetinde bulunanları da hemen bulup getirirler. Fudaly
keseyi sahibine geri verir. Arkadaşları:
— Ya Fudayl, asıl maksat olan bu keseyi, niçin geri sahibine verdiniz?
— Geri verdim. Çünki o kesenin sahibi, Kur'an-ı Azîmüşşandan
Âyetü'l-Kürsî'nin husûsi faziletini, duymuş ve itikad ederek, kesesinin
üzerine yazmış. Eğer tekrar eline geçmezse, itikadına bozukluk gelir.
Vebali bana ait olur. Bir kimsenin Kur'an-ı Azîme olan itikadına
bozukluk getirmektense, eşkıyalık daha ehvendir. Zira, eşkıyalıktan
tevbe ile kurtulup, mağfiret bulunabilir. Lâkin bir kimsenin itikadına
bozukluk getiren kimsenin sonu pek iyi gelmez, der.
Bu cevap karşısında diğer eşkıya da susarlar.
Yine bir gün, bir kaafile basarlar. Kaafileden bir zat, Kur'an-ı Azimden
«Elem ye'nillezîne âmenû İlh.» âyet-i kerimesini okur, Fudaly bunu
işitince kendisine inayet yetişerek, kalbine te'sir eder. Ondan sonra
cefa elbiselerini çıkarıp sefa elbiselerini giyer ve ihlas ile bütün
günahları örten Hak Celle ve Âlâ Hazretlerine tevbe eder. Zamanla
evliyanın büyükleri arasına girer. Bunun da «Tebsıratü'l-Evlîya» isimli
kitabta pek çok menkıbesi vardır. (K.S.)
* * *
|