|
BEŞİNCİ HİKÂYE
Hasan-ı Basrî Hazretleri zamanında bir kimsenin, bir oğlu olup O'nu bir
miktar okuttuktan sonra sanata vermek ister. Fakat çocuk hiç bir sanatta
devamlı çalışmaz, daima kaçarak mescidlerde ibadet ile meşgul olurdu.
Hatta ibadete o kadar düşmüş idi ki, geceleri bile uyumaz, sabaha kadar
namaz ile meşgul olurdu. Bu hal babasına hoş gelmez ve bîr kısım ahbabı
ile, oğlunun bu halini istişare ederler. Arkadaşları «O'nu evlendir,
zira dünya gailesi başına kalır ve çaresiz olarak sanata devam eder.»
derler.
Babası da bu fikri münasib bularak oğlunu evlendirir. Zifaf gecesi
olduğu zaman oğlu geline:
— Bizim her gece vazifemiz vardır. Onu yerine getireyim. Sonra seninle
sohbet ederiz, diyerek gelinden izin ister. O da izin verir. Hemen
kalkıp abdest alır ve sabaha kadar namaz kılar. Hiç gelinin yanına
varmaz.
Babası bu hali öğrenince, gelinine izin vermemesini tembih eder. Ertesi
gece olunca yine geline:
— Eğer bu gece de bana izin verir de vazifemi yerine getirirsem, yarın
gece seninle sohbet ederim, diyerek yine izin alır ve namaz kılmaya
başlar.
Babası bundan da haberdar olunca, gelinine izin vermemesini iyice tembih
eder. Üçüncü gece o yine geline yalvarıp, bu gece de bana izin verirsen
vazifemi yaparım ve üç gece tamamlanmış olur. Yarın gece ise emir
senindir, diyerek o gece de izin alır ve namaza başlar.
Bu hal geline de te'sîr eder, inayet-i Hak yetişerek kalbi iman nuru ile
dolar ve «Erkeklerden rahmet-i Hak'ka vasıl olan olur da, kadınlardan
olmaz mı, ben de Rabbime ibadet ederim.» diyerek kalkıp abdest alır ve
namaz kılmaya başlar. Efendisi namazda, tam âdâb üzerine, Kur'an-ı
Kerim'den cehennem ehlinin azabları hakkındaki âyet-i kerimeyi okuyunca,
gelin hemen bir «Ah!» çeker ve «Allah için tekrar oku.» der. O da aynı
âyetleri tekrar okur. Gelin yine «Ah!» diye feryad ederek kendinden
geçer ve yere düşer. Efendisi namazını bitirir bitirmez hemen gelinin
başını dizleri üzerine alır ve su serperse de, gelin orada ruhunu teslim
eder. Bunun üzerine gelini bırakır ve kendisi mihraba geçerek:
- Ey bütün sırlara vâkıf olan Rabbim, biliyorsun ki, bu gece ibadetten
sonra zevcem ile sohbete ahdetmiştim. Halbuki O'nu vuslatın ile
şereflendirdin. Benim de ruhumu kabzet ki, konuşmamız civar-ı rahmetinde
olsun, diye tazarrû eder ve O da Cenabı Hak'kın rahmetine kavuş'ir
Ertesi gün her ikisinin de anne ve babaları gelir ve o vaziyeti görünce
feryad-u figan ederler. Haklarında birçok mersiyeler söylerler.
Kabirleri de çok meşhur bir ziyaretgâh olur.
* * *
|