|
BEŞİNCİ HİKÂYE
Süleyman Aleyhisselâm zamanında bir kimsenin evinde bir ağaç olup her
sene üzerine bir güvercin yavruluyordu. O kimse de devamlı olarak
yavruları almayı kendine âdet edinmişti. Bir gün güvercin Süleyman
Aleyhisselâma gelerek:
— Ya Nebiyyallah! Ben ihtiyarladım, ölümüm de yaklaştı. Dilerim ki
benden sonra bir evladım kalsın ve Allahu Teâlâ Hazretlerini zikretsin.
Halbuki ev sahibi her sene çıkardığım yavruları almaktadır. O kimseyi bu
işten men etmeni niyaz ediyorum, diye hem şikayet hem de ifade-i hal
eder.
Süleyman Aleyhisselâm, o kimseyi huzuruna çağırır ve bundan sonra
yavruları almamasını tembih eder. O kimse: «Ya Nebiyyallah! Muhtacım
alırım.» diye cevap verir.
Bunun üzerine Süleyman Aleyhisselâm iki tane cinne, her ne zaman bu adam,
güvercin yavrularını almaya çıkarsa, ağaçtan aşağıya atın, diye emir
verir.
O kimse yine yavruları almak üzere ağaca çıkmak murad ettiği zaman,
kapısına bir fakir gelir ve sadaka ister. O da hemen verir. Daha sonra
ağaca çıkar. Cinniler de hemen O'nu ağaçtan aşağıya atmak isterler. O
anda iki tane melek gelir ve cinnilerden birisini şarka, diğerini de
garba atarlar. O adam yine yavruları alıp aşağıya iner.
Güvercin de tekrar Hz. Süleyman Aleyhisselâma şikayete gelir. O da
cinnileri çağırır. Cinniler gelip keyfiyeti haber verirler. Hz. Süleyman
Aleyhisselâm da o adamın sadaka verdiğini ve ondan dolayı, cinnilerin
aşağıya atamadığını anlar. «Sadaka, gelecek belayı def eder ve ömrü
uzatır.» mealindeki hadis-i şerif de bu hadiseyi te'yid etmektedir.
* * *
|