|
KERAMET
Hace Bahaeddin Hazretleri, Buhara'nın köylerinden birinde Şeyh Hüsrev
isimli bir zatın evine müsafir olmuştu. Gece evde otururlarken Şah-ı
Nakşibend Hazretleri ev sahibine:
— Git kapıya bak, bakalım orada bekleyen kimdir? Buyurdu. Şeyh Hüsrev,
dışarı çıkıp baktığında köy halkından Yusuf isimli birisinin kapıda
beklediğini görüp Hazreti Şeyhden içeri girip giremeyeceğini sordu.
Yusuf'a içeri girmesi için izin verilmişti. Yusuf elinde bir tabak armut
olduğu halde Hace Hazretlerinin huzuruna girdi ve elindeki armudu
Üstazın önüne koydu. O mübarek ev sahibinden geniş bir tabak getirmesini
istedi. Tabak getirilince de armutları geniş tabağın içine boşalttı.
Daha sonra eliyle armudu karıştırıp birini çıkardı, armudu getiren adama
verdi geri kalan armutları ise taksim etmelerini emir buyurarak «kimse
elindeki armudu yemesin» dedi.
Herkes birşeylerin olduğunu sezmişler neticeyi bekliyorlardı. Hace
Hazretleri armudu getiren adama armutları nereden aldığını sordu. Adam
da armudu aldığı yeri söyleyince Hace Hazretleri:
— Getirdiğin armut üzerindeki şüphemiz nedendir bilir misin? Diye sordu.
Adam anlatmaya başladı:
— Efendim bana köyümüze veli bir zatın geldiğini söylediler. Ben de sizi
imtihan etmek için bir kilo armut aldım, ve armutlardan birini
işaretledim. Eğer veli bir kimse ise benim işaretlediğim armudu bulur
diye düşünüyordum, dedi.
Hace Hazretleri:
— Bak öyleyse bakalım elindeki armut işaretlediğin armut mudur?
Buyurunca adam birde baktı ki, hakikaten Hace Hazretlerinin kendisine
verdiği armut yolda işaret yaptığı armuttur.
— Evet efendim, dedi. Hace Hazretleri bunun üzerine:
— Cenab-ı Allah'ın velilerini imtihan etmeye kalkışmak iyi bir insana
yakışmaz. Biz ise armudu keramet göstermek için değil, senin bizden
uzaklaşmaman için seçip sana verdik. Eğer biz bunu bilip sana
vermeseydik sen bizim hakkımızda kötü düşünür ve çok zarara uğrardın,
biz senin zarara uğramanı istemediğimiz için böyle yaptık, buyurdular.
Yaptığı hatadan dolayı pişman olan adam, özür dileyerek kusurunun affını
istedi ve ondan sonra müridan arasına o da katıldı
* * *
|