|
BEŞİNCİ HİKÂYE
Zünnûn-ı Mısrî Hazretleri bir gün Bağdad'da gezerken yol üzerinde,
mecûsi bir ihtiyar gördü ki, karları sürüyüp arkasından darı saçıyor.
Hz. Zünnûn: «Ey ihtiyar, şimdi ekin vakti değildir, ne ekiyorsun?»
deyince, ihtiyar da: «Muradım ekin değildir. Her taraf kar ile kaplı
olduğu için kuşcağızlar açlıktan çok zayıf düştüler. Gıdalanmaları için
darı saçıyorum.» diye cevap verir. Bunun üzerine Hz. Zünnûn:
— Eh ihtiyar, Cenabı Hak kâfirin hayrını kabul etmez, der. Mecûsi de:
— Benim Rabbim değil midir? Niçin kabul etmesin, diye karşılık verir.
Zunnûn-ı Mısrî Hazretleri o sene hacca gittiği zaman, bir de o mecûsiyi
tavaf esnasında görür ve: «Ey mecûsi, bu makam mü'minler içindir. Senin
için değildir.» der. O da:
— Ey Şeyh, biliyor musun ki, sizinle karşılaştığım gün, kuşlara
serpmekte olduğum darılara, dergâh-i izzette kabul olmaz demiştin. Bende
benim Rabbim değil mi niçin kabul etmez, demiştim ya, işte sizin yüksek
himmetinizle inayet-i Hak yetişip o kuşlara etmiş olduğum hizmet sebebi
ile, Cenabı Hak bana iman ve islâm ile ikram etti. Bu sene de hac etmek
nasib oldu, diye anlattı.
Kişinin kalbinde merhamet olması lâzımdır. Zira kâfir bile olsa, hidâyet
yetişip iman nasib olacağı şüphesizdir.
* * *
|