|
YEDİNCİ HİKÂYE
Bir gün Hz. İsa Aleyhisselâm, eshabı ile beraber seyahat ederken, bir
kimse gelip onlara katılır. Hz. İsa'nın eshabından birisi o kimseye «Ey
fâsık ve bâtıl kimse, senin benimle yoldaş olmaya hakkın yoktur, bizden
uzak ol.» deyince, o kimse çok mahzun olur ve ettiği fıska son derece
pişmanlık duyar. Bunun için, Hz. İsa'dan ayrılacağına üzülürken, taraf-ı
izzetten Hz. İsa'ya;
— O fâsık kimse ile, O'nu men eden arkadaşına dua etmelerini söyle,
dualarını hemen kabul edeceğim, diye vahiy nazil olur.
Hz. İsa Aleyhisselâm da o iki kişiye olan vahyi tebliğ eder. Men eden
kimse:
— Ya Rabbî, şu fâsık ile beni, dünya ve ahirette bir arada bulundurma
diye dua eder. O fâsık kimse de:
— Ya Rabbî, bana tevbeyi müyesser edip, Hz. İsa ile beni, dünya ve
ahirette bir eyleyip ayırma, diye duada bulunur.
Bunun üzerine Hak Celle ve Âlâ Hazretlerinden:
- Ya İsâ! O fâsık kimsenin tevbesini kabul ettim, seninle beraber
cennete girse gerektir. O'nu men eden ise, o müslümana hürmeti terk
ettiği için, seninle birlikte bulunamayacak ve cehenneme dahil olacaktır,
diye vahyi ilâhî geldi.
Bu kısadan hisse şudur ki; Cenabı Hak'kın mahlûkâtının her birine
hakaret ile bakmaktan ve hafife almaktan kaçınmak ve bir kimsenin
ayıbını görmeyip, kendisini herkesten aşağı görmekle, rızâ-i ilâhiyeyi
tahsîl eylemektir.
* * *
|