|
BİRİNCİ HİKÂYE
Ebû'l-Kaasım Kuşeyrî Hazretlerinden rivayet edilmiştir:
Merhum Sultan Mahmud'un, Ulvî isminde bir adamı olup, O'nu bir iş için
Bağdad'a göndermiş. O kimse de Şeyh Şiblî Hazretlerinin dervişlerinden
bir Şeyhin sohbetinde bulunmak niyeti ile o geceyi Bağdad'da geçirir.
Semiz bir tavuk satın alır ve o zat ile beraber yeriz diye niyetlenir.
Fakat tavuğu pişirdiği zaman, tamah ederek yalnızca yemek arzusu ile
kendi odasına götürür ve şeyhin yanına gitmektense vazgeçer.
Tavuğu önüne koyup yemek üzere iken, tencerede kalan bir miktar eti
almak için yerinden kalktığı sırada bir kedi görür. O kediyi kovalamak
için arkasına düşer. Tam o esnada bir köpek gelir ve tavuğu aldığı gibi
kaçar. O da arkasından bakakalır.
O zaman, evvelki niyeti ile amel etmediğine çok pişman olur. Ertesi gün
Şeyhin yanına gider ve hadiseyi anlatır. Şeyh de:
— Bir kimse, meşâyih ve ulemânın kadrini ve hürmetini bilmezse Cenabı
Hak O'na bir köpek musallat edip, O'na eza eder, buyurur.
Bu bakımdan bir kimse dünya ve âhirette izzet ve hürmet istese, meşâyihe
ve ulemâya tazîm edip, onların rızalarını tahsil etme gayreti
göstermelidir.
* * *
|