|
BİRİNCİ HİKÂYE
Râbia-i Adeviyye Hazretleri bir gün muhabbetullahın fazlalaşması ile
sahraya çıktığı zaman bir kimse ile karşılaşır. O kimse Râbia'ya tama
ile bakmaya başlayınca, Râbia:
— Ey kişi, niçin nâmahreme öyle bakarsın?
— Ey kadın senin muhabbetin canıma te'sir etti ve âşık oldum Onun için
bakıyorum.
— Ey kişi, benim bir kız kardeşim vardır ve arkamdan geliyor. O daha
güzeldir.
O kimse de kardeşini göreyim diye arkasına dönünce, Râbia, o kimsenin
yüzüne ansızın bir tokat indirerek:
— Be hey yalancı herif. Sana muhabbet davası etmek ne kadar uzak. Seni
görünce arif zannettim. Yanıma geldin âşık zannettim. Şimdi ise tecrübe
ettim ve gördüm ki, ne âşık ve ne de arifsin. Aynı zamanda da muhabbet
davasında yalancısın. Eğer muhabbet davasında sadık olsaydın, benden
başkasına iltifat etmezdin, der ve muhabbete dâir iki beyit okur.
Hakikaten delilsiz muhabbet edenlerin davaları bâtıldır.
* * *
|