DİNİ HİKAYELER

 

CÖMERTLİĞİN FAZİLETİ


DOKUZUNCU HİKÂYE

Abbasî halifelerinden Harun Reşid, Huseyb ismindeki kimseyi Mısır'a vali tayin edince, şâirlerden Ebû Nuvas Huseyb hakkında bir kaç kıt'a şiir yazar. Şiirler Huseyb'in hoşuna gittiği için o şâire 4 bin akçe ihsan eder.

Fakat şâir Ebû Nuvas, Huseyb belki verdiği bu akçelere pişman olursa geri veririm, diye düşünerek, akçeleri evine götürerek bir yere saklar.

Bir zaman sonra Harun Reşid, Huseyb'i vazifesinden alır ve Huseyb fakir bir hale düşer. Günlük yiyecek dâhi bulamaz. Utancından tenha yerlerde ve yüzüne örtü örterek gezer.

Nihayet Ebû Nuvas, O'nun bu haline vakıf olarak, evinde sakladığı akçeleri yüklenip, Huseyb'e vermek üzere götürür. Huseyb «Bizim istediğimiz bir veya iki akçedir, bu kadar değildir.» deyince, Ebû Nuvas:

— Ya Huseyb, filan zamanda bu akçeleri bana sen vermiştin. Şimdi ise fakir hale düştüğün için, sıkıntıdan kurtulman için geri veriyorum, der. Fakat Huseyb yine kabul etmez. Niçin kabul etmediğini sorunca da:

— Ya Ebû Nuvas! Bir kimse, ihsan ettiği zaman nasıl medh u senaya müstehak olur ise, o ihsanını, tama ederek geri aldığı zaman da kötülenmeye müstehak olur. Gücümüz yettiği zaman ihsan eyledik. Şimdi fakir olup gücümüz yetmez ise, hic olmazsa o cömertlik vasfı ve nâmı olsun bize, bakî kalır, diyerek kabul etmez.

Ebû Nuvas da O'nu tekrar medh u sena eder ve akçeleri geri götürür.

* * *