|
BİRİNCİ HİKÂYE
Hazreti İsa Aleyhisselâm bir gün seyahat ederken, dağda bir ihtiyara
tesadüf eder ki, ihtiyar güneşin sıcağında ibadet ve tâat ediyor. Hz.
İsa Aleyhisselâm:
— Ey ihtiyar, güneşden, kardan ve yağmurdan korunacak derecede bir ev
yapıp da içinde ibadet etsen olmaz mı?
— Ya Nebiyyallah, peygamberlerden duydum ki, dünyada 700 yıldan fazla
ömür sürülmezmiş. O sebeble bu kadar ömrü dünya tamirine sarf etmeyi
uygun görmediğim için, bu hali seçtim.
— Ey ihtiyar, sana bundan daha acîb bir şey haber vereyim Âhir zamanda
bir kavim gelecek ve ekserisinin Ömürleri 100 yıla varmayacak. Böyle
olduğu halde 1000 yıllık ömür tedariki ederek, çol yüksek binalar,
köşkler, bağ ve bahçeler ve nice mülkler bina edeçekler.
— Ya İsa, eğer o zamanda olsaydım, Allahü Teâlâ hakkı için o kadar ömrü
bir secdede geçirirdim, der ve yanında bulunan bir mağaradaki acâib
şeyleri göstermek üzere Hz. İsa Aleyhisselâmı oraya davet eder.
Beraberce mağaraya girerler ki, yüksek bir taht üzerinde bir meyyit ve
başı ucunda bir mermer direk vardır. Direğin üzerinde ise şunlar
yazılıdır:
— Ben fülan padişahım. (Bir rivayete göre Şeddad imiş,) 1000 yıl ömür
sürdüm. 1000 şehir bina ettim ve 1000 tane bakire- kız aldım 1000 tane
padişah ile muharebe edip, askerlerini helak ederek, memleketlerini
ellerinden aldım. Fakat neticede bu hale geldim. Ey akıllı ve âlim
olanlar benden ibret alın.
Hz. İsa Aleyhisselâm, bunu görünce hayrette kalır ve yoluna devam eder.
* * *
|