DİNİ HİKAYELER

 

RIZIKTA CENAB-I HAK'KA TEVEKKÜLÜN FAZİLETİ


SEKİZİNCİ HİKÂYE

Semerkand'da Şeyh Abdullah'ın medresesinde bir taraftan yemek getirmişlerdi. Ehl-i medrese yemeği yedikten sonra, bir miktar artar. Şeyh Hazretleri hizmetkârına, kalan \ yemeklerin fakirlere verilmesini söyler. Hizmetkârı ise vermek istemez. Hayvanata verilmesini ister, onu da kabul etmez. Nihayet Hz. Şeyh onları kiliseye götürmesini emredince, doğruca kiliseye götürür. Orada nasranî olan bir cemaat hazır olduğu için toplanır ve yemeği yerler.

Sabahleyin o nasranî cemaatı mezkûr şeyhin medresesine gelirler ve Hz. Şeyhi sorarlar. Ehl-i medrese de şeyhi gösterirler. Hepsi birden:

— Ya Şeyh! Bize islâmı arzeyle, derler.

Şeyh de iman telkin ederek hepsi İslama dahil olurlar. Hz. Şeyh islâmı kabul etmelerinin sebebini sorunca:

— Ya Şeyh, azıcık bir yemek hepimizi tam olarak doyurduktan sonra, kalbimiz de iman nuru ile doldu. Bundan dolayı islâm dininin hakikatini anladık ve elhamdülillah imana geldik, derler.

Hz. Şeyh, hizmetkârına hitaben: «Yemeklerin durması mı, yoksa bu kadar kimsenin imana gelmesi mi hayırlıdır?» diye buyururlar.

* * *