|
ALTINCI HİKÂYE
Ebû Nasr Semarkandî Hazretleri bir medreseye gider ve görür ki, ehl-i
medrese iki kısma ayrılmış. Bir kısmı ilim tahsili ile, diğer kısmı da
ibadet ile meşgul olurlar. Medresenin kapıcısına «Bunların yemekleri
nereden gelir.» diye sorar. Kapıcı hiç seslenmez. Fakat O İsrar edince,
kapıcı biraz huzursuz olur ve «Senin dişlerinin dibinden gelir.» diye
cevap verir.
Ebû Nasr Hazretleri -Medreseden dönüp geldiği zaman dişlerine öyle bir
ağrı gelmiş ki, durup oturması ve tahammülü çok güç olur. Hemen şehir
halkından sual eder ve şifasını aramaya başlar. Onlar derler ki:
— Biz böyle bir ağrı ve hastalık olunca, yiyecek ve içecek bazı şeyler
alarak filan mahaldeki medreseye götürürüz. Ehl-i madresenin duası ile
de şifayâb oluruz.
Ebû Nasr hemen anlarki o medrese, kapıcısı ile münakaşa ettiği yerdeki
medresedir. Çok güzel bir koç ve hayli de ekmek alarak doğruca medreseye
götürür. Fakat kapıcı önce kabul etmek istemez. Aralarında epeyce bir
konuşma geçer. Sonunda Ebû Nasr Hazretleri «İşbu getirdiğim şeyler,
benim dişlerimin dibinden ve dişim içindir.» der. Bunun üzerine kapıcı
kabul eder. Ehl-i medrese toplanıp dua ettikleri zaman o anda Cenabı
Hak'kın izni ile dişlerinin ağrısı kesiliverir.
* * *
|